İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Genel”

İşçinin ücretinin tespitinde yöntem Yargı kararı

Karar Özeti: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir işçinin ücret farkı ve kıdem tazminatı farkı talebine ilişkin uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin asgari ücrete oranlama yaparak ücret tespiti yoluyla hüküm kurmasının yanlış olduğunu tespit etmiştir. Somut olayda, mahkemenin ücret tespitini asgari ücrete göre yapması ve bu hesap üzerinden kıdem farkı ile sosyal hakların oranlanmasına dayanarak karar vermesi hukuka aykırı görülmüştür. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. Yargıtay, ücretin belirlenmesinde bordrolar ve belgelerdeki gerçek yıllık ücret tutarlarının gözetilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir.

Arabuluculuğun Usulüne Uygun Yapılmadığı İddiası

Karar Özeti:
Yargıtay, ihtiyari arabuluculuk sürecinde tarafların anlaştığı ve bir anlaşma belgesi düzenlendiği durumlarda, kural olarak üzerinde anlaşılan hususlarda dava açılamayacağına hükmetmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi; arabulucunun aynı zamanda işveren vekili olduğunu, görüşmelerin usulüne uygun yapılmadığını ve iradesinin sakatlandığını iddia etmişse de; Yargıtay, yerel mahkemenin “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan konularda dava açılamayacağı” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararını onamıştır. Kararda, irade sakatlığı iddialarının süresinde ileri sürülmemesi ve kesin hükümsüzlük hallerinin bulunmaması temel alınmıştır.

Üçlü vardiya çalışmada fazla çalışma ve Yargıtay kararı

Karar Özeti: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, üçlü vardiya sisteminde çalışan işçilerin fazla çalışmayı ispat etme yükünün kendilerine ait olduğunu vurgulamıştır. Normal üçlü vardiya süresi, işin günlük 24 saatlik döngüsü içinde zaten yasal sınırlar içinde kabul edildiğinden, işçinin vardiya dışı fiili çalışma sürelerini somut delillerle göstermesi gerekir.

Bordro hilesine karşı Yargıtay kararı

Karar Özeti
Yargıtay, işçinin banka hesabına yatırılan miktarlar ile bordroda gösterilen miktarların çelişmesi durumunda; bordrolardaki imzaların tek başına “gerçek ücreti” kanıtlamaya yetmeyeceğine hükmetmiştir. Kararın sonuç bölümünde; banka kayıtlarının bordrodan yüksek olması halinde, işverenin aradaki farkı ikna edici bir şekilde (ikramiye, prim vb. olduğunu kanıtlayarak) açıklayamaması durumunda, banka kayıtlarının esas alınması ve fark işçilik alacaklarının (fazla mesai, kıdem tazminatı vb.) bu gerçek ücret üzerinden hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır.

Yurt Dışında Geçirilen Kazanın İş Kazası Sayılmasının Koşulları

Karar Özeti:
Yargıtay, bir sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere (yurt dışına) gönderilmesi halinde, asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen kazaların iş kazası sayılabilmesi için; kazanın işçinin görevlendirilme amacı ile illiyet bağı içinde olması ve işverenin otoritesi altında bulunduğu bir sırada gerçekleşmesi gerektiğine hükmetmiştir. Kararın sonuç bölümünde, işçinin görevli gittiği yerde işiyle ve görevlendirilme amacıyla ilgisi olmayan, tamamen şahsi (gezi, eğlence, özel ihtiyaç vb.) faaliyetleri sırasında geçirdiği kazaların 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında “iş kazası” sayılamayacağı net bir şekilde vurgulanmıştır.

EV İŞÇİLERİ İÇİN KRİTİK VİRAJ: BAKANLIK VE SENDİKALAR MASAYA OTURUYOR!

Milyonlarca ev hizmetleri çalışanını yakından ilgilendiren sosyal güvenlik müzakereleri başlıyor. Sendikaların “tam güvence” talebiyle yürüttüğü çalışmalar meyvesini verdi; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile sendikalar, ev işçilerini İş Kanunu kapsamına alacak yeni model için müzakere takvimini belirledi.

SGK Borçlarında Kolaylık 250 Bin TL’ye Kadar Teminatsız Taksitlendirme İmkanı!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yayımladığı 2026/7 sayılı genelge ile borç yapılandırma ve tecil şartlarında devrim niteliğinde değişikliklere gitti. Özellikle küçük esnaf ve orta ölçekli işletmeleri rahatlatacak yeni düzenlemede, teminat sınırı 5 katına çıkarılırken peşinat zorunluluğu da kaldırıldı.