Anayasa Mahkemesi, kıdemin dolmasına iki gün kala yapılan feshi inceleyen istinaf kararını gerekçesiz buldu. Karar, altı aylık kıdem konusundaki içtihadı değiştirmiyor; ancak fesih bildiriminin tebliğ tarihi ve sağlık raporu gibi iddiaların mahkemelerce yanıtlanmasını şart koşuyor.
Kararın Künyesi- Mahkeme: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm (Başkan Basri Bağcı; Üyeler Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş, Kenan Yaşar, Ömer Çınar)
- Başvuru: Gülşah Kale başvurusu, B. No: 2022/90210
- Karar tarihi: 08.04.2026 (oybirliği)
- Resmî Gazete: 29.09.2026, Sayı 33385
- İlgili kanun ve anayasa maddeleri: 4857 sayılı İş Kanunu m. 18 ve m. 66; Anayasa m. 36 ve m. 141/3
- Konusu: Altı aylık kıdem koşulunun tartışıldığı işe iade davasında gerekçeli karar hakkı
- Sonuç: İhlal. Dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderildi.
1. Uyuşmazlığın Özeti
Başvurucu 15.03.2021'de bir bankada yatırım uzmanı olarak işe başladı. Banka, iş sözleşmesini performans düşüklüğü gerekçesiyle 13.09.2021 tarihli bildirimle sona erdirdi. Başvurucuya göre bildirim kendisine 18.09.2021'de tebliğ edildi. Kendisi ise 5–18 Eylül 2021 arasında (COVID-19 temaslısı olması nedeniyle) raporluydu. Başvurucu bu nedenle fesih bildiriminin ulaştığı tarihte altı aylık kıdemi doldurduğunu, ayrıca savunması alınmadan ve kıdem süresinin dolmasına iki gün kala işten çıkarılmasının iş güvencesinden yararlanmasını engelleme amacı taşıdığını ileri sürdü. Banka ise iş sözleşmesinin 13.09.2021'de sona erdiğini, o tarihte altı aylık kıdemin oluşmadığını savundu.
2. İlk Derece Mahkemesi Süreci
İstanbul 11. İş Mahkemesi, 17.02.2022 tarihli kararla feshi geçersiz saydı ve işe iadeye hükmetti. Mahkeme, davacının raporlu olduğunu ve fesih bildiriminin 18.09.2021'de tebliğ edildiğini tespit etti. Fesih tarihinin 13.09.2021 olmasına rağmen kıdem süresinin dolmasına iki gün kala, sağlık raporlu iken ve savunması alınmadan yapılan feshi dürüstlük kuralına aykırı buldu. Bu gerekçeyle işçiyi iş güvencesi kapsamında değerlendirdi. Performansa dayalı feshin geçerliliğini de ayrıca inceledi. Savunma alınmadığını ve performans düşüklüğünün de ispatlanamadığını belirtti. İşe başlatmama tazminatını dört aylık ücret (43.666,04 TL net) olarak belirledi. Kesinleşmeye kadar en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar için de 34.369,08 TL net tutar tespit edildi.
3. İstinaf Aşaması
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 24.06.2022'de kesin olarak ilk derece kararını kaldırdı ve davayı reddetti. Dairenin çıkış noktası, kıdemin 5 ay 28 gün olduğu ve bunun taraflar arasında ihtilafsız olduğuydu. Daire, altı aylık kıdem şartının emredici olduğunu, işverenin kötü niyetli davranmasının da bunu değiştirmeyeceğini belirtti. İş güvencesinden yararlanamayan işçinin ancak kötü niyet tazminatı isteyebileceğini ekledi. Karar kesin olduğu için başvurucu Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaptı (başvuru tarihi 07.10.2022).
4. AYM'nin Gerekçesi ve Ölçütler
AYM, işe iadenin haklı olup olmadığına bakmadı. Yalnızca Anayasa'nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkının bir parçası olan gerekçeli karar hakkını inceledi. Ölçüt şu: Mahkemeler her iddiaya ayrıntılı yanıt vermek zorunda değildir. Ancak davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte, açık ve somut iddialara makul bir gerekçeyle cevap vermelidir. İlk derece mahkemesinin karşılamadığı veya yalnızca kanun yolunda ileri sürülebilecek esaslı iddiaların istinafta da değerlendirilmemesi hak ihlaline yol açabilir.
AYM, istinaf kararında üç eksiklik saptadı:
- İç çelişki. Daire bir yandan altı aylık kıdem hükmünün nispi emredici olduğunu (sözleşmeyle kısaltılabileceğini) ve kıdem dolmadan birkaç gün önce yapılan feshin dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle geçersiz sayılabileceğini yazıyor. Diğer yandan aynı hükmün emredici olduğunu vurguluyordu. Bu iki kabul arasındaki ilişki açıklanmamıştı.
- Tebliğ tarihi. Daire kararında ve Yargıtay içtihadında "sürenin fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihte dolmuş olması şarttır" ilkesi yer alıyor. İlk derece mahkemesi de bildirimin 18.09.2021'de ulaşmasını esas almıştı. İstinaf bu noktaya makul bir yanıt vermedi.
- Sağlık raporu. İlk derece mahkemesi, davalının itiraz etmediği sağlık raporunu da değerlendirmeye katmıştı. İstinaf, raporun kıdem hesabına etkisini gerekçelendirmedi.
AYM ayrıca şu ayrıntıyı not etti: Yargıtay uygulamasında altı aylık kıdemin hesabında iki yöntem görülüyor. Bazı kararlar, ilk ve son çalışılan günü de sayarak fiilî çalışmaya bakıyor. Bazıları ise HMK m. 92/2 uyarınca süreyi ay olarak hesaplıyor. Ancak bu dosyada bir hesap yöntemi tartışması yok. Tartışma, hangi tarihin (fesih yazısı mı, tebliğ mi) esas alınacağı ve raporun etkisi noktasında.
5. İçtihat Değişti mi? Okurun Sorusu
Bu karar üzerine akla ilk gelen soru şu: Kıdem süresinin dolmasına günler kala yapılan fesihlerde artık işçi aleyhine mi bakılacak, yoksa işverenin kötü niyeti bu hakları getirmeye yetecek mi? Cevap: İçtihat değişmedi.
- AYM bu konuda bir tercih yapmadı. Karar yalnızca gerekçeli karar hakkına ilişkin. AYM, altı aylık kıdemin mutlak emredici olup olmadığı ya da kötü niyetle engellenen şartın gerçekleşmiş sayılıp sayılmayacağı sorusunu karara bağlamadı. Karar metninde, konunun Yargıtay dairesince tartışmalı bir sorun olarak nitelendirildiği anılıyor. Ayrıca ihlal kararının uyuşmazlığın esasına dair bir tutum anlamına gelmediği açıkça yazıldı.
- Yargıtay kararları da tek yönlü değil. AYM'nin karar metninde anılan Yargıtay kararları farklı yaklaşımlar gösteriyor. Yargıtay 9. HD'nin 01.04.2013 tarihli kararında (E.2012/35856, K.2013/10606; oy çokluğuyla), 5 ay 29 günlük kıdemle yapılan fesih dürüstlük kuralına aykırı bulunup işçi iş güvencesinden yararlandırıldı. Aynı dairenin 14.02.2018 tarihli kararında (E.2017/20305, K.2018/2781) istinafın "mutlak emredici" gerekçesi isabetsiz bulundu. Daire, farklı doktrin görüşlerini sıraladı ama birini benimsemedi, çünkü o dosyada işçi zaten fiilen 6 ayı tamamlamıştı. Kapatılan Yargıtay 22. HD ise 10.04.2018 tarihli kararında (E.2018/76, K.2018/8482) 5 ay 29 günlük kıdemi yeterli saymayıp işe iade kararını bozdu. Yani daireler arasında bile birlik yok.
- İstinafın "6 ayda diretmesi" AYM tarafından onaylanmadı. İstinaf dairesinin, kötü niyet olsa dahi 6 ay şartının değişmeyeceği yönündeki tutumu, kendi içinde çelişkili bulunduğu için gerekçeli karar hakkına aykırı sayıldı. Bu, işçi lehine dolaylı bir işaret olabilir ama sonuca dair bir hüküm değil. Yeniden yargılamada daire, gerekçesini güçlendirerek aynı sonuca yeniden varabilir.
- Kıdem tazminatı ve yıllık izin bu kararın konusu değil. Kıdem süresinin dolmasına günler kala yapılan fesih tartışması, bir yıllık kıdem tazminatı ve yıllık izin haklarında da yaşanıyor. Ancak bu dosya yalnızca iş güvencesi bakımından altı aylık kıdemi ilgilendiriyor. AYM'nin bu haklarla ilgili bir değerlendirmesi yok, dolayısıyla karar oralarda yeni bir ölçüt getirmiyor.
6. Sonuç ve Pratik Yansımaları
Karar oybirliğiyle verildi. AYM, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Yeniden yargılama için dosya İstanbul 11. İş Mahkemesi aracılığıyla istinaf dairesine gönderilecek (istinaf dosyası: E.2022/1827, K.2022/979; ilk derece dosyası: E.2021/859, K.2022/74). Başvurucuya 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücreti olmak üzere toplam 40.664,10 TL yargılama gideri ödenecek. Bu tutar tazminat veya işe başlatmama tazminatı değildir. AYM, kararın davanın kabulü ya da reddi yönünde bir tutum anlamına gelmediğini açıkça belirtti.
Kararın pratik anlamı şöyle:
- Karar "5 ay 28 günlük işçi de işe iade alır" demiyor. Bu bir esas kararı değil. Yeniden yargılamanın sonucu belirsiz.
- İki tarih ayrı sorun olarak öne çıktı. Fesih yazısının tarihi ile işçiye ulaştığı tarih. Bildirimin ulaştığı tarih, altı aylık sürenin hesabında ciddiye alınması gereken bir olgu.
- Rapor dönemi gözden kaçmamalı. Raporlu olunan bir dönemde bildirim yapılması iddiası, sonucu değiştirebilecek nitelikte bir iddia sayıldı.
- Kıdeme günler kala fesih ayrı bir başlık. Mahkemelerin, "birkaç gün kala fesih dürüstlük kuralına aykırı olabilir" yönündeki içtihatla "altı aylık kıdem emredicidir" yaklaşımı arasında tercihini gerekçelendirmesi gerekiyor. İşçi vekilleri bu tür dosyalarda tebliğ tarihi, rapor ve dürüstlük kuralı iddialarını açık ve ayrı ayrı ileri sürmeli.
- İş güvencesi şartları aynı. Altı ay kıdem koşulu (m. 18) yerinde duruyor. İş güvencesinden yararlanamayan işçinin, koşulları oluşursa başvurabileceği kötü niyet tazminatı yolu (m. 17/6) da ayrıca açık.
Ücretinden nafaka kesilenler AYM kararı bu gün yayınlandı
SGK e-Borcu yoktur sistemini güncelledi