Türk Hava Yolları’nda uçuş ve kabin ekipleri başta olmak üzere çalışanların ücret ve çalışma koşullarını etkileyebilecek yeni düzenlemeler gündemde. Şirketin “Hedef 12” olarak adlandırdığı değişiklikler için çalışanlardan bireysel onay istenirken, yetkili sendika Hava-İş düzenlemelere karşı çıkıyor.
Türk Hava Yolları’nda çalışanların gelirlerini ve bazı çalışma koşullarını etkileyebilecek yeni bir düzenleme tartışması başladı.
THY yönetimi tarafından çalışanlara duyurulan değişikliklerin önemli bölümünün 1 Ocak 2027'de yürürlüğe konulması planlanıyor. Çalışanlardan da söz konusu değişikliklere ilişkin bireysel onay alınması isteniyor.
Yetkili sendika Hava-İş ise düzenlemelere karşı olduğunu açıkladı.
THY neyi değiştirmek istiyor?
THY'nin “Hedef 12” adıyla yürüttüğü çalışma kapsamında bazı şirket içi prosedürlerde değişiklik yapılması planlanıyor.
Düzenlemelerin özellikle;
- uçuş tazminatının hesaplanması,
- fazla mesai,
- harcırah,
- ekip aracı,
- uçuş ve çalışma uygulamaları
gibi başlıklarda çalışanları etkileyebileceği belirtiliyor.
THY'nin planladığı değişikliklerin 1 Ocak 2027 itibarıyla uygulanması öngörülüyor.
Hava-İş düzenlemelere karşı
Türkiye Sivil Havacılık Sendikası Hava-İş, THY'nin prosedür değişiklikleri konusunda sendikanın görüşünü istediğini ve sendikanın olumsuz görüş bildirdiğini açıkladı.
Sendika, değişikliklerin çalışanların ücret ve çalışma koşullarını etkileyebileceğini belirterek düzenlemeleri kabul etmediğini duyurdu.
Hava-İş ile THY yönetimi 25 Eylül 2026'da konuya ilişkin bir toplantı da gerçekleştirdi.
Sendikanın toplantı sonrasında yaptığı açıklamaya göre çalışanlardan gelen itirazlar THY yönetimine iletildi. Sendika, görüşmede ücretlerde ortaya çıkabilecek değişiklikler ve çalışanların karşı karşıya kalabileceği sonuçlar konusunda yönetimle görüş alışverişinde bulunulduğunu bildirdi.
Çalışanlardan neden bireysel onay isteniyor?
Tartışmanın önemli başlıklarından biri de çalışanlardan bireysel onay alınması.
Hava-İş'in açıklamasına göre çalışanlara sunulan onam metninde yapılacak değişikliklerin çalışanların ücretleri üzerindeki etkisi kişi bazında açıkça gösterilmiyor.
Burada 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi önem kazanıyor.
Kanuna göre işveren, çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapmak istediğinde bu değişikliği işçiye yazılı olarak bildirmek zorunda. İşçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklik işçiyi bağlamıyor.
Bu nedenle yapılmak istenen değişikliğin gerçekten bir “prosedür değişikliği” mi yoksa çalışan açısından esaslı bir çalışma koşulu değişikliği mi olduğu önem taşıyor.
Bu ayrım, değişikliğin ücret veya diğer çalışma haklarına etkisine göre ayrıca değerlendirilmek zorunda.
THY'de toplu iş sözleşmesi de yürürlükte
THY çalışanları bakımından konu yalnızca İş Kanunu'nun 22. maddesiyle sınırlı değil.
THY ile Hava-İş arasında imzalanan 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesi 1 Ocak 2026-31 Aralık 2027 dönemini kapsıyor.
Dolayısıyla yeni prosedürlerin, halen yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesiyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Hava-İş'in yayımladığı TİS metninin 20. maddesinde, toplu iş sözleşmesinde düzenlenmeyen konularda şirket yönetmelik ve prosedürlerinin uygulanabileceği belirtilirken, çalışanların yönetmelik ve prosedürlerle belirlenmiş özlük haklarında aleyhe düzenleme yapılmaması esasına da yer veriliyor.
Aynı maddede çalışanların hak ve menfaatlerini doğrudan ilgilendiren prosedür değişikliklerinin uygulamaya konulmadan önce sendikaya gönderilmesi öngörülüyor.
Bu nedenle THY'nin yapmak istediği değişikliklerin, mevcut TİS hükümleriyle çelişip çelişmediği de ayrıca önem taşıyor.
“Maaşlar yüzde 20-25 düşecek” iddiası kesinleşmiş değil
Son günlerde bazı haberlerde yapılması planlanan değişikliklerin çalışanların gelirlerinde yüzde 20-25 arasında düşüşe yol açabileceği ileri sürüldü.
Ancak bu rakamı kesinleşmiş bir ücret indirimi olarak vermek doğru değil.
Hava-İş'in 25 Eylül tarihli resmi açıklamasında, THY yönetiminin bireysel ücretlerdeki düşüşleri kişi bazında açıklamayacağı yönündeki görüşüne yer veriliyor.
Dolayısıyla şu aşamada bütün çalışanların gelirinin aynı oranda azalacağını söylemek mümkün değil.
Daha açık ifadeyle:
THY'de yapılmak istenen değişikliklerin bazı çalışanların gelirlerini etkileyebileceği belirtiliyor ancak ortaya çıkacak ücret farkının çalışan bazında ne kadar olacağı resmi olarak açıklanmış değil.
Onay vermeyen çalışanlar ne olacak?
Sürecin en çok merak edilen başlıklarından biri de çalışanların değişiklikleri kabul etmemesi halinde ne olacağı.
Çalışanlardan alınan bireysel onam sürecinin 29 Eylül 2026 saat 23.59'da sona ermesi planlanıyor.
Hava-İş'in toplantı sonrasında yaptığı açıklamaya göre, değişiklikleri kabul etmeyen çalışanlar bakımından THY yönetiminin bir değerlendirme yapması bekleniyor.
Ancak bu noktada “onay vermeyen bütün çalışanlar işten çıkarılacak” şeklinde kesin bir sonuç çıkarmak doğru değil.
Çalışanın onay vermemesi halinde işverenin atacağı adımların, İş Kanunu ve yürürlükteki toplu iş sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.
Asıl soru: Prosedür değişikliğiyle ücret değiştirilebilir mi?
THY'deki tartışmanın çalışanlar açısından en önemli hukuki boyutu burada ortaya çıkıyor.
İşverenlerin işyerinin işleyişine ilişkin yönetmelik ve prosedürler oluşturması veya mevcut prosedürlerde değişiklik yapması mümkün.
Ancak bir prosedür değişikliği, çalışanın ücretini, çalışma süresini, çalışma biçimini veya sözleşmeden doğan diğer temel haklarını etkiliyorsa konu yalnızca şirket içi düzenleme olarak değerlendirilemez.
Özellikle toplu iş sözleşmesiyle güvence altına alınmış bir hakkın, şirket prosedürü değiştirilerek çalışan aleyhine değiştirilip değiştirilemeyeceği ayrıca incelenmelidir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 36. maddesine göre iş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesi hükümleri alıyor.
Bu nedenle THY'deki her bir değişikliğin TİS'teki ilgili maddeyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Çalışanlar açısından tablo
THY'deki düzenleme henüz “bütün çalışanların maaşı şu kadar azalacak” şeklinde ortaya konulmuş bir sonuç değil.
Ancak yapılmak istenen değişikliklerin;
Ücret → uçuş tazminatı → fazla mesai → harcırah → çalışma uygulamaları
gibi doğrudan çalışanların gelir ve çalışma koşullarını ilgilendiren alanlara dokunması nedeniyle konu önem taşıyor.
Bir tarafta THY yönetiminin prosedür değişikliği talebi, diğer tarafta yetkili sendikanın itirazı bulunuyor.
Üstelik taraflar arasında halen yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi var.
Bu nedenle bundan sonraki süreçte yalnızca çalışanların bireysel onamlarının ne olacağı değil, yapılmak istenen değişikliklerin TİS ve İş Kanunu bakımından nasıl değerlendirileceği de önem kazanacak.
Kaynaklar
Türk Hava Yolları A.O. – KAP, 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesi açıklaması.
Türkiye Sivil Havacılık Sendikası Hava-İş – 22 Eylül ve 25 Eylül 2026 tarihli prosedür değişikliği ve toplantı sonrası bilgilendirmeleri.
Bunlarda ilginizi çekebilir:
SGK e-Borcu yoktur sistemini güncelledi