AYM: İşvereni Televizyonda Eleştiren İşçinin İşten Çıkarılması İfade Özgürlüğünü İhlal Etti

 Anayasa Mahkemesi (AYM), yerel bir televizyon programında işyerindeki uygulamaları anlattığı için iş sözleşmesi feshedilen belediye şirketi işçisinin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Mahkeme, istinaf kararının gerekçesini yetersiz buldu. Ayrıca işten çıkarmanın, daha hafif giderim yolları denenmeden kaçınılmaz olduğunun gösterilemediğini belirtti. Karar 2 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.

Kararın Künyesi

  • Mahkeme: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm (Başkan İrfan Fidan; Üyeler Recai Akyel, Yusuf Şevki Hakyemez, Selahaddin Menteş, Yılmaz Akçil; Raportör Aydın Aygün)
  • Karar: Mehmet Güven Başvurusu
  • Başvuru No: 2022/81264
  • Karar Tarihi: 21/4/2026 (oybirliği)
  • Resmî Gazete: 2/10/2026, Sayı 33388
  • İlgili hükümler: Anayasa m. 26 (ifade özgürlüğü), 4857 sayılı İş Kanunu m. 18
  • Sonuç: İfade özgürlüğünün ihlali, yeniden yargılama
  • Başvurucu vekili: Av. Erinç Çingir

1. Uyuşmazlığın Özeti

Başvurucu, 2018'den fesih tarihi olan 18/5/2021'e kadar Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin şirketi Espark'ta işçi olarak çalıştı (§ 2). Eskişehir TV'de bir programa konuk oldu. Belediye İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı, programdaki açıklamalar nedeniyle "gereğinin yapılması" için Şirket'e bildirimde bulundu (§ 3).

Şirket, başvurucunun programda şunları yaptığını tespit etti (§ 4):

  • Siyasi görüşü nedeniyle farklı davranıldığını ve işverenin demokrasiyi yaşatmadığını söyledi.
  • Kurumu ve yöneticilerini bir siyasi parti il başkanlığına şikâyet ettiğini anlattı.
  • Görev yeri değişikliğini "sürgün" ve "mobbing" olarak niteledi.
  • Yöneticilerle yaptığı toplantı konuşmalarını kamuya açık bir platformda paylaştı. Şirket, bunun kişisel verilerin korunması yükümlülüğüne aykırı olduğunu ileri sürdü.
  • Yaklaşık 500 iş arkadaşını Şirket aleyhine dava açmaya kışkırttı.
  • Yöneticileri adaletsizlik ve yolsuzlukla suçladı.

Disiplin Kurulu, 18/5/2021 tarihli kararıyla disiplin ceza cetvelinin 52. maddesine ("sosyal medya ve benzeri yerlerde Kurum ve idare aleyhine küçük düşürücü, onur kırıcı paylaşım ve söylemde bulunmak") dayanarak iş sözleşmesini feshetti (§ 5).

2. İlk Derece Mahkemesi Süreci

Başvurucu, programın 29/4/2021 tarihinde yayımlandığı, kendisinden 7/5/2021'de savunma istendiği ve 17/5/2021'de savunma verdiği süreçte feshe karşı işe iade davası açtı. Eskişehir 2. İş Mahkemesi (E.2021/959, K.2022/94) davayı kabul etti ve işe iadeye karar verdi. Mahkemeye göre (§ 6, § 7):

  • Konuşmalar hakaret veya sataşma niteliğinde değildi, işyerindeki düzene ilişkin düşünce ve eleştirilerdi.
  • Davranış, 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi kapsamında haklı neden ağırlığında değildi.
    1. madde bakımından da iş ilişkisinin devamını çekilmez kılmıyordu.
  • İşverenin işletme menfaatlerinin zarar gördüğüne veya çalışma düzeninin bozulduğuna dair delil yoktu.

3. İstinaf Süreci

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi (E.2022/1373, K.2022/2052), işverenin istinafı üzerine kararı kaldırarak davayı reddetti. Daire, feshin geçerli nedene dayandığını kabul etti. Gerekçesi, başvurucunun siyasi kimliğini öne çıkarması, işyerinde yaşananları bir parti il teşkilatına aktarması ve dava yoluyla hak arama imkânı varken, işverenin savunma hakkının bulunmadığı bir ortamda konuşmasıydı (§ 7).

Başvurucu nihai kararı 6/7/2022'de öğrendi ve 4/8/2022'de bireysel başvuruda bulundu (§ 8). Adalet Bakanlığı görüşünde, somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti (§ 11).

4. AYM'nin Hukuki Gerekçesi ve Kriterleri

İnceleme çerçevesi. Başvurucu adil yargılanma, eşitlik ve ifade özgürlüğünün ihlalini ileri sürdü (§ 10). AYM başvuruyu ifade özgürlüğü kapsamında inceledi (§ 15). Fesih, kamu gücü kullanan Belediye'nin bildirimiyle başlayan soruşturma sonucunda gerçekleşti. Başvurucu 4857 sayılı Kanun'a tabi bir işçi olsa da başvuru, devletin negatif yükümlülükleri bağlamında ele alındı (§ 14).

Müdahale ve meşru amaç. Fesih, ifade özgürlüğüne müdahaledir. Müdahalenin dayanağı olan 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi kanunilik ölçütünü karşılıyor. Müdahale, Anayasa m. 26/2'deki başkalarının şöhret veya haklarının korunması amacı kapsamında kaldı. Asıl denetim, müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu üzerinde yapıldı (§ 17). Bunun için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir (§ 18).

İşçi de ifade özgürlüğünden yararlanır. İşçiden ahlak ve iyi niyet kuralları çerçevesinde hareket etmesi beklenir. Meslek sırlarının açıklanması veya işverenin şeref ve itibarına saldırı haklı fesih nedeni olabilir. Ancak ifade özgürlüğünden herkes gibi işçiler de yararlanır ve bu güvence, işçilerin işverenleri hakkındaki beyanlarını da kapsar (§ 21). Sadakat yükümlülüğü, işçinin dürüstlük ve ihtiyat kurallarına uygun davranmasını gerektirir. İşverence paylaşılmayan bilgilere sahip işçilerden daha hassas davranmaları beklenir (§ 22). Eleştirinin sınırını aşan ve hakaret boyutuna varan sözler ise ayrıca fesih nedeni olabilir (§ 27).

İş Kanunu m. 18 ve "işyerinde olumsuzluk". Bir davranış ancak işyerinde olumsuzluğa yol açması hâlinde geçerli sebep sayılabilir. Üretim ve iş ilişkisi sürecine olumsuz etkisi olmayan davranışlar fesih nedeni olarak gösterilemez (§ 26).

Derece mahkemesinin gerekçesi neden yetersiz bulundu? AYM'ye göre istinaf dairesi (§ 29, § 30, § 33):

  • İşçinin hangi somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğini göstermedi.
  • İş barışının nasıl bozulduğunu yeterince tespit etmedi.
  • İşverenin zarar gören işletme menfaatlerini açıklamadı.
  • "Siyasi kimliğini öne çıkardığı" yönündeki soyut tespitle yetindi.
  • Açıklamaların niteliğini, kullanıldığı bağlamı ve muhtemel etkilerini incelemedi.
  • İfade özgürlüğü ile şeref ve itibar arasında denge kurmadı.

Başvurucunun geçmişi. AYM, başvurucunun daha önce de iş sözleşmesinin feshedildiğini ve yargı süreci sonunda işe iadesine karar verildiğini not etti. Açıklamalarında yer verdiği değerlendirmelerin bu önceki süreçlere ilişkin olduğu anlaşılıyordu (§ 28).

Feshin son çare olması. Yargıtay'ın geliştirdiği ölçütlere göre, temel hak ve özgürlüklerini kullanan işçinin işten çıkarılması hem o işçi hem de diğerleri üzerinde caydırıcı etki yaratır. Bu nedenle feshi zorunlu kılan sebeplerin, işverence ve denetleyen yargı mercilerince hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konması gerekir. Somut olayda feshin son çare olması ilkesi değerlendirilmemiş, daha hafif giderim yolları izlenmeden doğrudan feshin kaçınılmaz olduğu gösterilmemiştir (§ 31).

İşverenin haklı beklentisi saklı. AYM, işverenlerin işçilerden verimli çalışma ve kurallara uyma beklemesinin haklı olduğunu, meşru nedenler ortaya çıktığında iş ilişkisinin sona erdirilebileceğini de vurguladı (§ 32).

Sonuç: İstinaf, müdahalenin zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaca dayandığını göstermedi ve feshin başvurucuya orantısız bir külfet yüklediği sonucuna ulaşıldı (§ 33). Anayasa'nın 26. maddesindeki ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir (§ 34).

5. Karar Ne Getiriyor? Pratik ve Hukuki Sonuçlar

Hüküm: AYM aşağıdakilere karar verdi:

  1. Kabul edilebilirlik.
  2. İfade özgürlüğünün ihlali.
  3. Kararın bir örneğinin, yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara BAM 8. Hukuk Dairesi'ne iletilmesi için Eskişehir 2. İş Mahkemesi'ne gönderilmesi.
  4. 664,10 TL başvuru harcı ve 40.000 TL vekâlet ücreti olmak üzere toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesi.
  5. Ödemenin, karar tebliğinden itibaren başvuru tarihinden başlayarak dört ay içinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılması. Gecikme hâlinde yasal faiz uygulanacak.
  6. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi.

İşe dönüş otomatik değil. AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayı yeterli giderim yolu olarak gördü (§ 36). Dosyayı alacak Bölge Adliye Mahkemesi, AYM'nin ilkelerine uygun yeni bir karar verecek. Başvurucunun talepleri ihlalin tespiti, yeniden yargılama ve yargılama giderlerinden ibaretti, tazminat talebi yoktu (§ 35).

Her eleştiri korunmuyor. Karar, hakaret boyutuna varan ya da itibara saldırı niteliğindeki sözlerin fesih nedeni olabileceği kuralını değiştirmiyor (§ 21, § 27). Değişen, mahkemelerin "kurumu kötüledi" gibi soyut gerekçelerle yetinemeyeceği. Hangi sözün hangi yükümlülüğü ihlal ettiği, işyerinde hangi somut olumsuzluğa yol açtığı ve feshin neden kaçınılmaz olduğu gösterilmelidir.

İşçiler için: Fesih gerekçesi soyut ve genelse, işe iade davasında bu karardaki ölçütlere dayanılabilir. Dava hakkı için İş Kanunu m. 20'deki zorunlu arabuluculuk ve dava süreleri kaçırılmamalıdır.
İşverenler için: Disiplin cezası olarak fesih seçilmeden önce, daha hafif yolların neden yetersiz kalacağı ve işyerindeki somut zarar yazılı olarak ortaya konmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İşçi işvereni açıkça eleştirebilir mi?
Anayasa'nın 26. maddesindeki ifade özgürlüğünden işçiler de yararlanır ve bu, işverenleri hakkındaki beyanlarını da kapsar. Hakaret boyutuna varan sözler ve işverenin şeref ve itibarına saldırı ise fesih nedeni olabilir (§ 21, § 27).

Bu karar işçiyi otomatik işe iade ettirir mi?
Hayır. Dosya yeniden yargılama için Ankara BAM 8. Hukuk Dairesi'ne gidiyor, işe dönüş o yargılamanın sonucuna bağlı.

"Feshin son çare olması" ne demek?
Temel hak ve özgürlüklerini kullandığı için işten çıkarılan işçinin durumunda, daha hafif giderim yollarının izlenmesinin yeterli olmayacağı, işverence ve yargı mercilerince şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterilmelidir (§ 31).

Karar hangi tarihte yayımlandı?
Karar tarihi 21/4/2026, Resmî Gazete yayım tarihi 2/10/2026 (Sayı 33388).

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, Mehmet Güven Başvurusu, B. No: 2022/81264, K.T.: 21/4/2026, Resmî Gazete 2/10/2026 – 33388.

Bunlarda ilginizi çekebilir:
İşsizlik yüzde 7,8’e düştü, peki 12,6 milyon kişinerede?
Ücretinden nafaka kesilenler AYM kararı bu gün yayınlandı
Kıdem Süresine Günler Kala İşten Çıkarma: AYM Ne Dedi, Ne Demedi?
SGK e-Borcu yoktur sistemini güncelledi

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski