İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazılarn yazarı: “calismayasami”

Cezai Şart ve Bakiye Süre Ücreti Dengesi

Karar Özeti
Yargıtay, belirli süreli iş sözleşmelerinin haksız feshi durumunda talep edilen “cezai şart” ve “bakiye süre ücreti” (sözleşme sonuna kadar olan maaşlar) alacakları arasında çok net bir sınır çizmiştir. Karara göre; taraflar sözleşmede aksini açıkça ve özellikle belirtmedikçe, bu iki alacak kalemi birbirinin alternatifi sayılır. Yani işçi veya işveren, sözleşmede her iki kalemin de ödeneceği özel olarak yazılmamışsa, mahkemeden hem cezai şartı hem de bakiye süre ücretini aynı anda isteyemez.

Banka Promosyonlarında Mart Ayı “Kızışıyor”: 25 Bin TL Sınırı

Emeklilerin ve kamu çalışanlarının merakla beklediği SGK ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) arasındaki yeni protokol süreci netleşmeye başladı. Mart ayında imzalanması beklenen yeni anlaşma öncesi, bankalar arası rekabet “promosyon savaşına” dönüştü.

Gerçek İşsizlik 12 Milyona Dayandı!

 CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız Türkiye’de işsizlik verilerinin gerçek tabloyu yansıtmadığını belirtti. TÜİK’in son çeyrek işgücü istatistiklerinde dar tanımlı işsizlik rakamının düşmüş görünmesine rağmen, bunun sadece istatistiki bir yanılsama olduğunu söyledi.

Hizmet tespitinde zaman aşımı ve 5 Yıllık Sınır

 1. Karar Özeti
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hizmet tespiti davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin nasıl hesaplanacağına dair çok kritik bir sınır çizmiştir. Karara göre; eğer bir işçi kesintisiz (blok) çalışmışsa ve bu çalışmanın bir kısmı SGK’ya bildirilip bir kısmı bildirilmemişse, 5 yıllık süre işten tamamen ayrıldığı yılın sonundan itibaren başlar. Ancak, eğer bildirim yapılan dönem ile yapılmayan dönem arasında bir kopukluk (askerlik, istifa vb.) varsa, bildirim yapılmayan eski dönemler için hak düşürücü süre çoktan dolmuş sayılabilir.

Gerçek ücretin tespitinde kritik karar

 1. Karar Özeti

Vatandaşın emekli maaşını doğrudan belirleyen “gerçek ücretin tespiti” konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK), son yılların en tartışmalı kararlarından birine imza atmıştır. Mahkeme, hizmet tespiti davalarında çalışmanın ispatında esnek davranırken; ücretin ispatında çok katı bir “yazılı delil” şartı getirmiştir. Bu karara göre; elinde yazılı belge (dekont, imzalı pusula vb.) olmayan kıdemli ve nitelikli bir çalışan, tanıkları ve meslek odası yazıları olsa dahi, kağıt üzerinde asgari ücretli görünüyorsa emekli maaşına esas kazancı asgari ücret üzerinden kabul edilecektir.

İş kazasında sorumluluk ve kusur oranı belirlenmesi

 1. Karar Özeti

Dava, iş yerinde meydana gelen bir iş kazası sonrası işverenin hukuki sorumluluğunun ve kusur oranının belirlenmesine ilişkindir. Yargıtay bu kararıyla; işverenin sadece yazılı kurallara (kanun ve yönetmeliklere) uymasının yeterli olmadığını, teknolojinin gerekli kıldığı tüm önlemleri almakla yükümlü olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, “mevzuatta yazmıyor” savunmasını reddederek, işverenin sorumluluğunu “objektifleştirilen kusur” prensibi çerçevesinde kusursuz sorumluluğa en yakın noktaya taşımıştır.

Gazetecinin kıdeminde tavan uygulamaı yoktur

 Karar Özeti:

Dava, 1986 yılında “karanlık oda teknisyeni” olarak işe başlayan ve daha sonra “foto muhabiri” olarak devam eden bir basın çalışanının kıdem tazminatı hesabına ilişkindir. Yargıtay, karanlık oda teknisyenliğinin sadece teknik bir iş değil, fotoğrafların habere hazırlanması süreci olması nedeniyle “fikir ve sanat işi” sayılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu sayede çalışanın tüm süresinin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında olduğu ve kıdem tazminatında “tavan sınırı” uygulanamayacağı tescillenmiştir.

Boşanılan eşle birlikte ve yaşamak yetim aylığı kesilmesi

 

1. Karar Özeti

Dava, babasından yetim aylığı alan davacının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen aylığının yeniden bağlanması talebine ilişkindir. Yargıtay bu kararıyla; boşanmanın amacının veya saikinin (muvazaalı olup olmamasının) aylık kesilmesi için önemli olmadığını, asıl kriterin “eylemli (fiilen) birlikte yaşama” olgusu olduğunu vurgulamıştır. Mahkemelerin sadece tanık beyanıyla yetinmemesi; elektrik-su abonelikleri, seçmen kayıtları ve detaylı emniyet araştırması gibi somut verilerle bu birlikteliği kanıtlaması gerektiğini belirterek eksik inceleme nedeniyle kararı bozmuştur.