İhbar Süresi Bölünemezlik İlkesi ve Usulsüz Fesih

 Soru: 5,5 aydır çalıştığım şirketimden Eylül sonu itibarıyla istifa ederek 2 haftalık ihbar süreli dilekçemi verdim ve kabul edildi. Ancak ihbar sürem bitmeden, 2. haftanın Salı günü yerime yeni biri bulunduğu gerekçesiyle 'artık gelmene gerek yok' denilerek işten el çektirildim. Bu durumda kanuni haklarım nelerdir? Sadece çalıştığım günlerin parasını mı alırım?

İş sözleşmesinin feshinde uyulması gereken "ihbar süreleri", hem işçi hem de işveren için bağlayıcı birer kanuni süredir. İşverenin, istifa eden işçinin ihbar süresi dolmadan "artık gelme" demesi, hukuken basit bir erken terhis değil, usulsüz bir fesih işlemidir.

1. İhbar Süresinin Bölünemezliği İlkesi

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; ihbar süresi bir bütündür ve parçalara ayrılamaz. İşçi 2 haftalık ihbar süresini çalışarak tamamlama iradesini beyan etmişse, işveren bu süreyi bir gün bile kala tek taraflı olarak kesemez. Eğer keserse, ihbar süresinin tamamına (bu vakada 2 haftalık ücrete) tekabül eden İhbar Tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

2. İstifanın Mahiyet Değiştirmesi

İşçi istifa etmiş olsa dahi, işverenin ihbar süresi bitmeden işçiyi işten çıkarması (el çektirmesi), hukuken "işverenin süreli feshi" hükmündedir. Bu durumda işveren;

İhbar süresinin kalan kısmını değil, 2 haftalık ihbar tazminatının tamamını nakden ödemek zorundadır.

İşçinin o güne kadar çalıştığı süreye ait ücret ve feri haklarını (yol, yemek vb.) ödemekle yükümlüdür.

3. Kıdem ve Yıllık İzin Durumu

Kıdem Tazminatı: Çalışma süresi 1 yılın altında (5,5 ay) kaldığı için kıdem tazminatı hakkı doğmamaktadır.

Yıllık İzin: Benzer şekilde, 1 tam yıl doldurulmadığı için yıllık ücretli izin alacağı oluşmamıştır.

Hukuki sonuç ve Öneri:

İşverenin "yerine birini buldum" gerekçesi, işçinin ihbar süresinden doğan ücret hakkını ortadan kaldırmaz. İşçi, ihbar süresinin bitimine kadar işyerinde bulunma ve ücretini alma hakkına sahiptir. İşverenin bu süreyi erken kesmesi durumunda işçi; 2 haftalık ihbar tazminatı talebiyle arabuluculuk veya dava yoluna başvurabilir.

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski