Karar Özeti:
Davacı adına bildirilen sigortalı çalışmaların, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geçersiz sayılması üzerine açılan davada, sigortalının fiilen çalışıp çalışmadığı hususu uyuşmazlık konusu olmuştur.
Yerel mahkemece yapılan inceleme sonucunda karar verilmiş ise de, Yargıtay incelemesinde, sigortalılık olgusunun tespitinde yalnızca kayıtların yeterli olmayacağı, fiili çalışmanın somut delillerle ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu kapsamda, işyerinin gerçekliği, davacının çalışma olgusu, ücret ilişkisi ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği, eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir.
Karar Künyesi:
Mahkeme: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/1188
Karar No: 2024/6696
Hukuki Değerlendirme:
Kararda, sigortalılık tespitine ilişkin davalarda temel ölçütün fiili çalışma olgusu olduğu açıkça ortaya konulmuştur.
Yargıtay’a göre;
Kurum kayıtları tek başına belirleyici değildir
Sigortalılık, yalnızca bildirime değil, gerçek çalışma ilişkisine dayanmalıdır
Mahkemeler, işyerinin varlığı, çalışma süresi ve ücret ödemesi gibi unsurları detaylı şekilde araştırmalıdır
Bu yönüyle karar, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tek taraflı tespitlerinin yargısal denetime tabi olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Ne Anlama Geliyor?
Bu karar SGK tarafından “sahte sigorta” gerekçesiyle yapılan iptallerde, her somut olayda fiili çalışma olgusunun ayrıca araştırılması gerektiğini,ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, sigortalılığı veya emekliliği iptal edilen kişilerin, gerçekten çalıştıklarını ispat etmeleri halinde haklarını yargı yoluyla geri almaları mümkündür.
Yorum:
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan sigortalılık iptallerinde, yalnızca kayıtların değil, çalışma olgusunun esas alınması gerektiği bu kararla bir kez daha teyit edilmiştir.Bu yaklaşım, özellikle son dönemde artan denetimler sonucunda ortaya çıkan ihtilaflarda, “kurunun yanında yanan” sigortalılar açısından önemli bir hukuki güvence niteliği taşımaktadır.
