Kararın Künyesi:
Daire: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Tarih: 25 Şubat 2026
Esas No: 2025/1742
Karar No: 2026/2195
Davanın konusu: Bir banka çalışanı kişi, İzmir 1. İş Mahkemesi'ne müracaat ederek işveren yetkililerinin kendisine yönelik mobbing uygulandığını öne sürüp maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. İstirahatli olduğu dönemde masa ve çekmecesinin işveren yetkililerince aranmasının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu söyleyen davacı bankacı, gördüğü psikolojik baskı sebebiyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden aldığı raporu da mahkemeye sundu.
Uyuşmazlık: İşverenin, izinde olan çalışanın masa ve çekmecesini karıştırması ve işyerinde sistematik baskı uygulaması nedeniyle kişilik haklarının ihlali ve mobbing iddiası
⚖️ Mahkeme ve Yargıtay’ın Değerlendirmesi
İlk derece mahkemesi, işçinin mobbinge maruz kaldığını ve ayrıca masa/çekmecesinin karıştırılmasının kişilik haklarını ihlal ettiğini kabul etti. Yargıtay, bu iki hususu birlikte ele aldı:
İşverenin denetim yetkisi sınırsız değildir. Çalışanın masa ve çekmecesi özel alanıdır. İzinli olduğu dönemde bunların karıştırılması özel hayatın gizliliğini ihlal eder. İşyerinde sistematik baskı ve hakaretler ise mobbing niteliğindedir.
Sonuç:
Yargıtay, işverenin davranışını hem mobbing hem de özel hayatın gizliliğini ihlal olarak değerlendirdi. İşçiye manevi tazminat hakkı tanındı.Bu karar, işyerinde mobbing iddialarının ispatında çalışanın kişisel alanına müdahale gibi somut olayların önemini vurguluyor
