Birleşik Metal-İş ve TTB'den ortak çağrı: Sıcakta çalışmaya karşı yasal koruma artık zorunluluk

İklim krizinin etkisiyle her geçen yıl daha da ağırlaşan sıcak hava dalgaları, çalışma yaşamının en önemli iş sağlığı ve güvenliği sorunlarından biri haline geldi. Birleşik Metal-İş Sendikası ile Türk Tabipleri Birliği (TTB), düzenledikleri ortak basın toplantısıyla aşırı sıcaklarda çalışan işçilerin korunması için özel yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Merkezi'nde 4 Ağustos'ta gerçekleştirilen toplantıda, metal sanayinden inşaata, belediye hizmetlerinden tarım işçilerine kadar milyonlarca emekçinin yüksek sıcaklık altında çalışmak zorunda bırakıldığına dikkat çekildi. Basın toplantısına sendika yöneticileri, hekimler, işyeri temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

"40-45 derecede üretim yapılıyor"

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, özellikle metal sektöründe iklimlendirmesi yetersiz fabrikalarda çalışma koşullarının her yaz daha da ağırlaştığını belirterek, bazı atölyelerde sıcaklığın 40-45 dereceye kadar çıktığını söyledi.

Atar, dökümhaneler, haddehaneler, ergitme tesisleri, inşaatlar, belediye hizmetleri, kuryelik ve tarım gibi birçok işkolunda çalışan emekçilerin ciddi sağlık riski altında bulunduğunu ifade etti. Mevcut mevzuatın işçileri aşırı sıcaklara karşı koruyacak açık ve bağlayıcı hükümler içermediğini vurgulayarak, bu alandaki yasal boşluğun giderilmesini istedi.

TTB: Isı stresi ölümcül sonuçlara yol açabiliyor

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ertuğrul Oruç ise yüksek sıcaklıkların yalnızca sıcak çarpmasına neden olmadığını, uzun süreli maruziyetin böbrek yetmezliği, akciğer hastalıkları, kalp-damar sistemi sorunları ve meslek hastalıkları riskini de artırdığını söyledi.

Toplantıda, aşırı sıcakların dikkat dağınıklığına yol açarak iş kazalarının artmasına neden olduğu, özellikle açık alanda ve yüksek ısı yayan üretim tesislerinde çalışan işçilerin daha büyük risk altında bulunduğu vurgulandı.

10 maddelik yasal düzenleme çağrısı

Birleşik Metal-İş ve TTB, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na kapsamlı bir yasal düzenleme çağrısında bulundu. Talepler arasında;

  • Bilimsel ölçütlere göre azami ısı maruziyeti sınırlarının belirlenmesi,
  • Kritik sıcaklıklarda çalışmanın durdurulması,
  • İşçilerin ücret kaybı yaşamadan çalışmaktan kaçınma hakkının güvence altına alınması,
  • İşyerlerinde gölgelik alanlar, dinlenme noktaları ve ücretsiz içme suyu sağlanmasının zorunlu hale getirilmesi,
  • Etkin havalandırma ve iklimlendirme sistemlerinin kurulması,
  • Aşırı sıcak dönemlerinde çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi,
  • Isı stresine ilişkin verilerin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması

gibi başlıklar yer aldı.

Mevcut mevzuat yeterli mi?

Türkiye'de yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlere çalışanların sağlık ve güvenliğini koruma yükümlülüğü getiriyor. Ancak mevzuatta, hangi sıcaklık değerlerinde çalışmanın durdurulacağı, ısı stresinin nasıl ölçüleceği ve işverenlerin hangi önlemleri almak zorunda olduğu konusunda açık ve bağlayıcı hükümler bulunmuyor.

Bu nedenle uzmanlar, iklim krizinin etkilerinin arttığı günümüzde yalnızca genel iş güvenliği hükümlerinin yeterli olmadığını, aşırı sıcaklarda çalışmayı özel olarak düzenleyen yeni bir yasal çerçevenin oluşturulması gerektiğini savunuyor.

Çalışma Yaşamı değerlendirmesi

Son yıllarda Türkiye'de yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar artık yalnızca meteorolojik bir olay değil, doğrudan işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunu haline gelmiş durumda. Özellikle açık alanda çalışan işçiler ile yüksek ısı yayan üretim tesislerinde görev yapan emekçiler için mevcut mevzuatın daha somut kurallarla güçlendirilmesi gerektiği yönündeki talepler giderek artıyor.

Sıcaklıkların her yıl yeni rekorlar kırdığı bir dönemde, çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi, azami ısı maruziyeti sınırlarının bilimsel esaslara göre belirlenmesi ve işçilerin ciddi risk oluşturan koşullarda çalışmaktan kaçınma hakkının açık yasal güvenceye kavuşturulması, çalışma yaşamının önümüzdeki dönemde en önemli gündem başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski