AYM: Arabuluculuk Tutanağındaki Eksik/Hatalı İfade, Tek Başına İşe İade Davasının Reddi İçin Yeterli Değil

 Kararın Künyesi

  • Mahkeme: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü
  • Başvuru No: 2022/82055 (Ulaş Özel Başvurusu)
  • Karar Tarihi: 3/3/2026
  • Yayın Tarihi: 21/9/2026 (Resmî Gazete, Sayı: 33377)
  • İlgili Mevzuat: Anayasa m. 36 (adil yargılanma/mahkemeye erişim hakkı); 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17

1. Uyuşmazlığın Özeti

Bir güvenlik şirketinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan başvurucunun iş akdi feshedilmiş. İşçi, dava açmadan önce zorunlu olan arabuluculuk sürecine başvurmuş ve başvuru formunda işe iade talebini açıkça belirtmiş. Ancak süreç sonunda düzenlenen son tutanakta işe iade talebi eksik/hatalı bir ifadeyle ("g. adamı işe iade b.") yer almış — davalı işverenin görüşmelere hiç katılmaması nedeniyle tutanak sağlıklı doldurulamamış. İşçi bu tutanağa dayanarak İzmir 11. İş Mahkemesi'nde işe iade davası açmış.

2. İlk Derece Mahkemesi Süreci

İzmir 11. İş Mahkemesi davayı esastan inceleyip kabul etmiş: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine aykırı olarak yapılan feshin geçersiz olduğuna, işçinin işe iadesine, işe başlatılmaması hâlinde dört aylık ücret tutarında tazminat ile boşta geçen süre ücretinin ödenmesine, asıl işveren ile alt işverenin bu alacaklardan birlikte sorumlu tutulmasına karar vermiş.

3. İstinaf Değerlendirmesi

Davalı taraflar istinafa başvurunca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi işin esasına hiç girmeden şu gerekçeyle kararı bozmuş: arabuluculuk son tutanağında "işe iade" seçeneği açıkça ve usulüne uygun işaretlenmediği için dava şartı gerçekleşmemiştir. Bu değerlendirmeyle dava usulden ve kesin olarak reddedilmiş — yani feshin haklı olup olmadığı bir kez daha hiç incelenmemiş.

4. AYM'nin Hukuki Gerekçesi ve Kriterleri

Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesi şu noktalarda toplanıyor:

  • Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa'nın 36. maddesindeki hak arama özgürlüğünün bir unsurudur ve arabuluculuğun dava şartı olarak öngörülmesi (uyuşmazlığın daha hızlı, az masraflı çözülmesi amacıyla) meşru bir sınırlamadır — ancak bu sınırlamanın ölçülü uygulanması ve başvurana ağır bir külfet yüklememesi gerekir.
  • Somut olayda, başvurucunun arabuluculuk başvuru formunda işe iade talebini açıkça belirttiği, ilk oturum tutanağında arabuluculuğun hukuki/mali sonuçlarının kendisine bildirildiği tespit edilmiş.
  • Son tutanaktaki ifade eksik/hatalı olsa da, işe iadeye bağlı mali hakların (işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti) dava dilekçesinde talep edilmiş olması, işe iade konusunun fiilen müzakereye konu edildiğini gösteriyor.
  • Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi'nin salt tutanak metnine dayanan yorumu, "aşırı şekilci" bulunmuş; dava şartının somut olayda amacına uygun şekilde yerine getirildiği kabul edilmiş.

Sonuç olarak AYM, bu yorumun başvurucu üzerinde amaçla orantısız, ağır bir külfet oluşturduğuna ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine karar verdi.

5. Pratik-Hukuki Sonuçlar

İşçiler için: Arabuluculuk son tutanağında işe iade talebiniz eksik, hatalı veya standart formatta yazılmamışsa, bu tek başına davanızın reddi için yeterli bir sebep değildir — özellikle bu talebi baştan (başvuru formunda) açıkça belirttiyseniz.

Hukukçular ve İK profesyonelleri için: Karar, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki dava şartı düzenlemesinin şekilci değil, amaçsal yorumlanması gerektiğine dair önemli bir emsal oluşturuyor. Mahkemeler bundan sonra salt tutanak metnine değil; başvuru formu, ilk oturum tutanağı ve dava dilekçesindeki taleplerin bütününe bakarak dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmek zorunda.

İşveren vekilleri için uyarı: Bu davada işveren tarafı arabuluculuk görüşmelerine katılmamış, bu da tutanağın eksik/belirsiz kalmasına yol açmıştı. İşveren, oluşan bu belirsizlikten yararlanarak davanın usulden reddini sağlamayı ummuştu. AYM bu yaklaşımı onaylamadı — mahkemelerin artık, görüşmelere katılmama sonucu oluşan tutanak belirsizliklerini otomatik olarak karşı taraf (işçi) aleyhine yorumlamaması gerekiyor.

Sonuç (Hüküm): AYM, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi; dosya yeniden yargılanmak üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'ne (E.2022/858, K.2022/1252) ve İzmir 11. İş Mahkemesi'ne (E.2020/115, K.2022/29) gönderildi. Başvurucunun 50.000 TL maddi + 50.000 TL manevi tazminat talebi reddedildi; 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama gideri başvurucuya ödenecek.

Bunlarda ilginizi çekebilir:
Yargıtay işçinin haklı feshi için tek hekim raporu yetmez dedi
Çalışma hayatında güvenceli esneklik dönemi

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski