Yargıtay’dan Yıllık İzin Kararı: İşçinin Rızasıyla Bölünen İzinler Haklı Fesih Sebebi Olamaz!

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izinlerin 10 günden kısa sürelerle parçalı olarak kullandırılması durumunda işçinin haklı fesih hakkını ve kıdem tazminatı talebini mercek altına alan önemli bir karara imza attı. Kararda, işçinin kendi talebi ve rızasıyla yıllık iznini 10 günden kısa parçalar halinde kullanmasının, işverenin yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmeyeceği ve tek başına haklı fesih sebebi oluşturmayacağı hükme bağlandı.

Karar Künyesi:

  • Mercii: T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2026/1495
  • Karar No: 2026/3952
  • Tarih: 28.04.2026
  • İlgili Kanun / Madde: 4857 sayılı İş Kanunu / 56
  • Sonuç: Oybirliğiyle Bozma

Uyuşmazlığın Konusu ve Yargı Süreci

Somut olayda işçi, yıllık ücretli izinlerinin yasal düzenlemelere aykırı olarak 10 günden daha kısa parçalar halinde (0,5, 1, 2, 3,5, 5, 6 ve 7 günlük kesitler halinde) kullandırıldığını ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyan etmiş ve kıdem tazminatı talebiyle dava açmıştır.

İlk derece mahkemesi ve istinaf mercii işçinin talebini haklı bularak davanın kabulüne karar vermişti. Ancak dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne taşındı.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yerel mahkeme kararını bozarak şu kritik tespitlerde bulundu:

  1. Rıza Unsuru: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesinde yıllık izinlerin esasta kesintisiz kullandırılması öngörülmüş olsa da, tarafların anlaşması ile bir kısmının 10 günden aşağı bölümler halinde kullandırılması mümkündür.
  2. İspat Yükü: Yapılan yargılama ve delil tespiti sonucunda, söz konusu izin parçalanmalarının işçinin kendi talebi ve rızasına dayanarak gerçekleştirildiği belirlenmiştir. İşçi, daha uzun süreli izin talebinde bulunduğunu ancak işverenin bu talebi karşılamadığını hukuki delillerle kanıtlayamamıştır.
  3. Haklı Fesih Değerlendirmesi: İşçinin kendi iradesi ve rızasıyla kullandığı izinlerin parçalı olmasını sonradan bir fesih kozu veya haklı neden olarak ileri süremeyeceği vurgulanmıştır. Bu gerekçeyle, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinden söz edilemeyeceğine hükmedilerek kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği kararlaştırılmıştır.

Çalışma Hayatı ve Uygulama Açısından Önemi

Bu karar, "10 günlük izin kuralı tamamen kalktı" şeklinde kesinlikle yorumlanmamalıdır. Kararın özü, işçinin rızasına ve talebine dayanan uygulamalarda, işçinin sonradan bunu kötü niyetli bir haklı fesih gerekçesi olarak kullanamayacağı ilkesine dayanmaktadır. Uygulamada işverenler açısından izin formlarında işçi imzasının ve rızasının açıkça belgelenmesinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bunlarda İlginizi Çekebilir:
OVP de çalışma hayatı değişiklikleri
Turizm işletmelerine prim desteği

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski