Yargıtay’dan Emsal Karar: Medya ve Yayıncılık Sektöründe "Gazeteci" Tanımı Nasıl Yapılmalı?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir televizyon kanalında yayın yönetimi ve içerik direktörlüğü gibi üst düzey görevlerde bulunan bir çalışanın tazminat ve alacak uyuşmazlığında çok kritik bir karara imza attı. Kararda, sarı basın kartı sahibi olmamanın tek başına Basın İş Kanunu (5953 sayılı Kanun) kapsamını belirlemede belirleyici olmadığı, ancak çalışanın haber ve fikir/sanat faaliyetinin öznesinden ziyade idari, mali ve stratejik operasyonları yürütmesi halinde İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerine tabi olacağı net bir şekilde vurgulandı.


1. Davanın Özeti ve Süreç

Davacı çalışan, 2011-2018 yılları arasında davalı medya kuruluşunda yayın yönetim ve içerik müdürü, spor içerik müdürü, spor hakları departmanı müdürü gibi unvanlarla çalıştığını; maç yayınlarının koordinasyonu, yayın akışının belirlenmesi, spor programı ekiplerinin ve muhabirlerin yönlendirilmesi gibi işleri yürüttüğünü belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile manevi tazminat talebiyle dava açtı.

İlk Derece Mahkemesi, davacının haber biriminde çalışmadığını, sarı basın kartının bulunmadığını ve genel olarak 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul ederek bir kısım alacakları kabul etti, kıdem ve manevi tazminat taleplerini reddetti.

Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ise tanık beyanlarına dayanarak davacının yayın hakları sorumlusu ve içerik müdürü sıfatıyla 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığını kabul etti ve kararı işçi lehine düzelterek yeniden hüküm kurdu.

2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Dosyayı temyiz incelemesine alan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, özel radyo ve televizyonlarda çalışanların 5953 sayılı Kanun kapsamında sayılması için aranan temel kriterleri yeniden hatırlattı ve yerel mahkeme kararını bu doğrultuda bozdu:

  • Sarı Basın Kartı Zorunluluğu Yoktur: Çalışanın sarı basın kartına sahip olup olmaması, hangi kanuna tabi olduğunun belirlenmesinde tek başına belirleyici bir ölçüt değildir.
  • Fikir ve Sanat İşi / Haberin Oluşumuna Doğrudan Katkı: Özel radyo ve televizyonların haber birimlerinde çalışanlar yönünden fikir ve sanat işi yapma koşulu aranmasa da, bu durumun "haberin oluşumuna doğrudan katkı sağlama" (haber müdürü, muhabir, spiker, kameraman vb.) olarak anlaşılması gerekir. Uplink görevlisi, şoför, idari ve teknik personeller bu kapsam dışındadır.
  • İdari, Mali ve Stratejik Pozisyonlar Basın İş Kapsamında Değildir: Somut olayda davacının; spor hakları ve bütçe yönetimi, içerik alımları, strateji direktörlüğü, uluslararası hak sahipleriyle imzalanan mali anlaşmalar ve bütçe operasyonları gibi idari, stratejik ve mali konularda görev yaptığı tespit edilmiştir. Davacının baskın işinin, gazetecilik faaliyeti kapsamında yayın içeriğini denetlemek veya editoryal kararlar vermekten ziyade ticari ve idari yönetim olduğu anlaşıldığından, gazeteci sayılamayacağına hükmedilmiştir.

Bu gerekçelerle, davacının Basın İş Kanunu yerine 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Karar Künyesi: T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Esas No: 2025/9766 | Karar No: 2026/4399 | Tarih: 12.05.2026

Bunlarda İlginizi Çekebilir:
Turizm işletmelerine prim desteği
Yargıtaydan Yıllık izin Kararı
OVP de çalışma hayatı değişiklikleri

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski