Son günlerde "Yargıtay'dan emsal karar" başlıklarıyla yeniden gündeme gelen yıllık izin ücreti kararı aslında yeni değil. Haberlerde anlatılan karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 10 Mart 2025 tarihli uyuşmazlık giderme kararıdır. Kanun hükmü zaten açıktı, karar da bu hükmün işçi lehine nasıl yorumlanacağı konusunda İzmir'deki iki istinaf dairesi arasındaki ayrılığı çözdü. Aşağıda haberlere değil, kararın kendisine dayanarak durumu özetliyoruz.
Kararın Künyesi
- Mahkeme: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/2024
- Karar No: 2025/2487
- Karar Tarihi: 10.03.2025 (oy birliğiyle, kesin)
- İlgili Kanun: 4857 sayılı İş Kanunu m.24, m.57
- Başvuru: İzmir BAM Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu, 12.06.2024 tarih ve 2024/5 Esas sayılı karar (5235 sayılı Kanun m.35/3)
1. Uyuşmazlığın Özeti
Yıllık izne çıkan işçiye izin dönemine ait ücret, izne başlamadan önce peşin ödenmezse veya avans verilmezse, işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatı isteyebilir mi? İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 15. ve 9. Hukuk Daireleri benzer olaylarda kesin nitelikte, birbirine zıt kararlar verdi. Başkanlar Kurulu da 5235 sayılı Kanun m.35/3 uyarınca dosyayı Yargıtay'a gönderdi.
2. İlk Derece Mahkemesi Süreci
15. Hukuk Dairesi'ne gelen dosya: İşçi 16-31 Ocak 2017 arasında izne ayrıldı, iznin son günü olan 31 Ocak'ta ücretinin izinden önce ödenmediğini belirterek sözleşmeyi feshetti. İşveren, işçinin 2006'dan beri çalıştığını, önceki izinlerde bu talebi hiç dile getirmediğini, memurlar ve gazeteciler dışında peşin ödeme uygulaması bulunmadığını, işçinin asıl amacının Romanya'da iş bulması olduğunu savundu. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti.
9. Hukuk Dairesi'ne gelen dosya: İşçi 8-27 Haziran 2019 arasındaki izninin içinde, 19 Haziran 2019'da aynı gerekçeyle feshetti. Mayıs ücreti 30 Mayıs'ta ödenmişti, izin dönemini de kapsayan Haziran ücreti ise 10 Temmuz 2019'da, yani fesihten sonra yatırıldı. İşveren, işçinin hak ettiğinden fazla (49 gün) izin kullandığını ve iyi niyetli olmadığını savundu. İlk derece mahkemesi (04.07.2022) davayı reddetti.
3. İstinaf Aşamasındaki Çelişki
- BAM 15. Hukuk Dairesi (22.04.2021, 2021/310 E., 2021/736 K., oy birliği): Kanunun emredici hükmüne rağmen izin ücreti ödenmediği için feshi haklı buldu, kıdem tazminatını onadı.
- BAM 9. Hukuk Dairesi (22.03.2024, 2022/1708 E., 2024/758 K., oy çokluğu): Hüküm ortada olsa da işçi izin isterken ayrıca izin ücreti talep etmediği için haklı fesihi ispatlayamadığı sonucuna vardı. Bunun için kapatılan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2019 tarihli, 2016/24594 E., 2019/22240 K. sayılı kararına da atıf yaptı.
4. Yargıtay'ın Hukuki Gerekçesi ve Kriterler
Yargıtay 9. HD önce İş Kanunu m.57/1'i, m.103'ü (aykırılığın idari para cezası) ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği m.21/2'yi birlikte değerlendirdi. Yönetmeliğe göre işveren, izin dönemine ait ücreti ve ödenmesi bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki hakları izne başlamadan önce peşin vermek veya avans olarak ödemek zorunda. Karara göre:
- Bu yükümlülük mutlak emredicidir.
- İşçinin ayrıca talepte bulunması gerekmez.
- İşçiye hak ettiğinden fazla izin kullandırılmış olması (m.53 nispi emredici), m.57'nin mutlak emredici yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
- m.24/II-(e) ücretin kanuna uygun ödenmemesini, (f) çalışma şartlarının uygulanmamasını haklı fesih nedeni sayar. İzin ücretinin izinden önce ödenmemesi bu hükümler kapsamında haklı nedene dayalıdır.
Somut dosyalarda da: 15. HD olayında işveren, ödemenin yapıldığına dair belge sunamadı ve peşin ödeme yapılmadığını savunmasıyla kabul etmiş sayıldı. 9. HD olayında izin dönemi ücretinin izinden önce ödenmediği sabit bulundu.
5. Pratik ve Hukuki Sonuçlar
Yargıtay, uyuşmazlığın BAM 15. Hukuk Dairesi'nin kararı doğrultusunda giderilmesine karar verdi. Dosya Başkanlar Kurulu'na gönderildi, karar örneği de BAM hukuk dairelerine bildirilmek üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği'ne iletildi.
İşverenler açısından asıl mesele, izin ücretinin maaş gününe bırakılmasının (özellikle izin aybaşında başlayıp maaş ay sonunda yatıyorsa) ciddi risk taşımasıdır. Ödemenin izne başlamadan önce yapıldığı belgelenmelidir.
İşçiler açısından karar bir "istifa et, kıdemi al" rehberi değildir. Karar, ödemenin yapılmadığının sabit olduğu somut olaylar üzerinde verilmiştir. Fesih zamanı, hak düşürücü süre ve ispat gibi konular bu kararın konusu değil, her olayda ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle fesih yoluna gitmeden önce hukuki destek almak, işçiyi hem işinden hem tazminattan etmeyecek en güvenli yoldur.
Bunlarda ilginizi çekebilir:
Emekli Zammı Henüz Belli Değil: Üç Aylık Fark, Taban Aylık ve Komisyondaki Teklifler
Asgari ücet 9 ayda 6 bin 828 TL eridi
Çalışma hayatında yeni dönem hazırlığı