Karar Özeti Yargıtay, iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden tarafın (işçi veya işveren), karşı tarafın kusurlu davranışı nedeniyle uğradığı zararların tazminini genel hükümler çerçevesinde talep edebileceğine hükmetmiştir. Karar uyarınca, haklı fesih hakkını kullanan taraf, sadece sözleşmeden doğan tazminatları değil, feshin yarattığı diğer maddi ve manevi zararlar için de Borçlar Kanunu’nun tazminata ilişkin maddeleri kapsamında dava açma hakkına sahiptir.
2. Karar Künyesi
Yargı Yeri: T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/16324
Karar No: 2020/5548
Karar Tarihi: 16.06.2020
Konu: Haklı Fesih Sonrası Maddi ve Manevi Tazminat Talebi
3. Kararın Yorumu
Bu karar aslında çalışma hayatındaki her iki tarafa da şunu söylüyor: "Haklı olmak, kayıplarını geri istemek için yeterlidir!"
Sadece Kıdemle Yetinmeyin: İşçi haklı nedenle (örneğin maaşı ödenmediği için) ayrıldığında sadece kıdem tazminatını değil, bu haksız süreç nedeniyle uğradığı diğer zararları da dava konusu edebilir.
İşveren İçin De Kapı Açık: Eğer işçi, işyerine büyük bir zarar vererek veya sadakat borcuna aykırı davranarak haklı feshe neden olmuşsa; işveren de işçiden sadece işi bırakıp gitmesini değil, verdiği zararın tazminini de isteyebilir.
Kritik Uyarı: "Sözleşmeyi bozma nedeniniz karşı tarafın kusuruysa, kanun sizin yanınızda. Ancak burada en kritik nokta "ispat"tır. Haklı fesih sebebinizi somut delillerle (ihtarname, yazışmalar, tutanaklar) beslemeden yola çıkarsanız, tazminat beklerken elinizdeki haklardan da olabilirsiniz!
