İşçinin İstifa Dilekçesinin İrade Fesadı Altında Düzenlenmiş Olması

Karar Özeti: Yargıtay, bir işçinin emeklilik sonrası işe devam etme iradesi varken, işverenin baskısı/yanıltmasıyla “emeklilik nedeniyle ayrılma” dilekçesi imzalattığı somut olayda, bu istifa dilekçesinin işçinin gerçek iradesini yansıtmadığına karar vermiştir. İşverenin toplu şekilde dilekçe aldırdığı, çalışanlara iki seçenek sunulduğu — ayrılıp emeklilik aylığına başlama veya emeklilik sonrası devam etme — ve işverenin yönlendirmesi sonucunda imzalanan dilekçelerin serbest iradeye dayanmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle iş akdinin feshi geçersiz sayılmış ve işçinin işe iadesine hükmedilmiştir.


📌 Kararın Künyesi:

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2025/737
Karar No: 2025/1109
Karar Tarihi: 17.07.2025
İlgili Kanun/Madde: 4857 S. İşK/18-21
Yargı Yeri: T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi


📌 Uyuşmazlığın Konusu

Davacı işçi; işveren tarafından EYT (Erken Yaşlanma/Emeklilik) uygulamasından yararlanmak üzere sunulan iki ayrı dilekçe — birisi “emeklilik nedeniyle ayrılmak”, diğeri “emeklilik sonrası çalışmaya devam etmek” — imzalatıldığı iddiasıyla, iş akdinin gerçek iradesine dayanarak sona ermediğini ileri sürmüştür.

İşçi, dilekçelerin irade fesadı (baskı/yanıltma) altında düzenlendiğini savunarak feshin geçersiz olduğunu iddia etmiştir.


📌 Yerel Mahkeme ve İlk Derece Kararı

İlk derece mahkemesi;

✔️ Davacının iş akdinin geçersiz feshedildiğine,
✔️ İşe iadesine,
✔️ Feshin geçersiz olduğu için boşta geçen süreye ilişkin haklarının ödenmesine,
✔️ İşe başlatmama tazminatının belirlenmesine karar vermiştir.


📌 İstinaf Süreci

İşveren tarafı, yerel mahkemenin kararını şu gerekçelerle istinafa taşımıştır:

  • Davacının dilekçeyi serbest iradeyle imzaladığı,

  • İşverenin çalışanlara baskı yapmadığı,

  • Emeklilik dilekçesi vermeyen çalışanların da bulunduğu,

  • Yeniden işe alımın yönetim hakkı kapsamında olduğu gibi iddialarla mahkeme kararının hatalı olduğu ileri sürülmüştür.


📌 Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay, istinaf incelemesinde şu tespitlerde bulunmuştur:

🔹 İrade Sakatlığı (Fesadı)

  • Tanık beyanları, işverenin toplu şekilde dilekçe imzalattığını,

  • Çalışanların önüne maktu metinler konulduğunu,

  • 10 kişiden 8’inin benzer şekilde iş akitlerinin feshedildiğini,

  • Sadece bazı çalışanların işe tekrar alındığını göstermiştir.

Bu somut deliller ışığında Yargıtay, işçinin dilekçesinin özgür iradesinin ürünü olmadığını kabul etmiştir.

🔹 Hata & Yanıltma

  • Davacının EYT’den yararlanma ve yeniden çalışmaya devam etme beyanı olduğu,

  • Ancak emeklilik dilekçesini imzaladığı,

  • İşverenin bu tercihte yanılttığı sabit görülmüştür.

Bu durum, işçinin gerçek iradesinin sakatlanmasına yol açan hukuki kusur olarak değerlendirilmiştir.


📌 Değerlendirme

Bu karar;

🔸 İrade fesadı koşullarının varlığını,
🔸 İşveren yönlendirmesi ile imzalatılan fesih/istifa dilekçelerinin geçerliliğini,
🔸 İşçinin gerçek iradesinin korunmasının önemini açıkça ortaya koymaktadır.

✳️ Yargıtay, işverenin yönlendirmesiyle sunulan iradeye dayalı fesihlerde, somut deliller aranacağını ve tanık beyanlarının bu açıdan belirleyici olabileceğini vurgulamıştır.


📌 Sonuç

Davacı işçinin istifa/ayrılık dilekçesi irade sakatlanması altında düzenlendiği için geçersiz kabul edilmiştir. Bu nedenle;

📌 İşverenin feshi geçersiz,
📌 İşçinin işe iadesi uygun,
📌 Boşta geçen süre hak ve tazminatları yönünden karar verilmelidir.

Bu karar, özellikle istifa/ayrılık dilekçelerinin maktu metinlerle imzalatıldığı veya çalışanlara baskı/yanıltma yapıldığı iddialarında önemli bir içtihadi referans niteliği taşımaktadır.

Daha yeni Daha eski