İş dünyasında, özellikle finans sektöründe çalışanların en büyük stres kaynağı olan "performans düşüklüğü" ve "satış hedefleri" hakkında emsal niteliğinde bir yargı kararı verildi. Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararda, objektif kriterlere dayanmayan ve sadece satış rakamları üzerinden yapılan fesihlerin "geçersiz" olduğu tescillendi.
Kararın Künyesi
Yargı Yeri: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Tarih: 22.01.2026
Esas No: 2025/2936
Karar No: 2026/102
İlgili Kanun: 4857 Sayılı İş Kanunu (Madde 18-21)
1. Dava Konusu ve Uzlaşmazlık
Davacı banka personeli, iş sözleşmesinin "performans düşüklüğü" gerekçesiyle feshedilmesi üzerine işe iade davası açmıştır.
İşverenin İddiası: Banka yönetimi; çalışanın performans skorlarının bölge ve banka ortalamasının altında kaldığını, kendisine yazılı uyarılar yapıldığını ve eğitimler verildiğini, ancak buna rağmen satış hedeflerine ulaşılamadığını savunarak feshin geçerli olduğunu iddia etmiştir.
İşçinin İtirazı: Çalışan ise kendisine verilen hedeflerin gerçekçi olmadığını, çalıştığı şubenin bulunduğu semtin ekonomik koşullarının ve bankanın faiz politikaları gibi dışsal faktörlerin satışları etkilediğini, performansını artırmaya yönelik somut bir destek veya özel eğitim verilmediğini belirterek feshin haksız olduğunu savunmuştur.
2. Yargıtayın (Bölge Adliye Mahkemesi) Değerlendirmesi
Mahkeme, dosyayı incelediğinde bankaların performans sistemlerine dair çok kritik eksiklikler tespit etmiştir:
Objektif Ölçüt Eksikliği: Performans ölçüm sisteminin sadece işçinin kapasitesine değil; ekonomik koşullar, müşteri tercihleri ve rekabet gibi işçinin kontrolü dışındaki faktörlere (kredi kartı, mevduat satışı vb.) dayandığı görülmüştür.
Eğitim Yetersizliği: İşverenin "eğitim verdik" savunmasına karşılık, verilen eğitimlerin sadece genel bankacılık işleyişine dair olduğu, işçinin spesifik performans düşüklüğünü gidermeye yönelik somut bir katkı sağlamadığı saptanmıştır.
İzleme Süreci: İşçi izlemeye alınmış olsa da bu sürecin sadece "skor takibi" olduğu, performansı geliştirmeye yönelik gerçek bir destek verilmediği anlaşılmıştır.
3. Karar ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararını kaldırarak kesin olarak şu sonuçlara varmıştır:
Feshin Geçersizliğine: İşveren tarafından yapılan feshin geçerli bir nedene dayanmadığına ve davacının İŞE İADESİNE,
Tazminat Hükmü: İşçinin işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın 5 aylık brüt ücret tutarında belirlenmesine,
Boşta Geçen Süre Ücreti: Karar kesinleşene kadar işçinin çalıştırılmadığı süreler için en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalı banka tarafından ödenmesine karar verilmiştir.
Özetle: Yargı; "Hedef tutturamadın, demeden önce işverene; hedeflerin ulaşılabilir olduğunu kanıtlama ve işçiyi geliştirmek için gerçekten çaba sarf etme yükümlülüğü getirmiştir.
