16 Haziran Dünya Ev İşçileri Günü: Ev İşçileri İş Kanunu Kapsamında mı?

16 Haziran Dünya Ev İşçileri Günü vesilesiyle alanın birincil öznesi olan Ev İşçileri Dayanışma Sendikası , Türkiye'deki ev içi emeğin görünmeyen yüzünü ve yasal boşlukları yeniden gündeme taşıdı. Temizlik, çocuk bakımı ve yaşlı bakımı gibi hayati alanlarda çalışan yüz binlerce kadının büyük bölümü hâlen kayıt dışı ve güvencesiz koşullarda çalışıyor.

Görünmeyen Emeğin Görünmeyen Sorunları

Ev işçileri, milyonlarca hanenin günlük yaşamını sürdürebilmesinde kritik rol üstleniyor. Ancak çalışma hayatının en kırılgan kesimlerinden biri olmaya devam ediyorlar. Kayıt dışılık, sosyal güvence eksikliği, düşük ücretler ve iş hukuku korumalarından yararlanamama, sektörün temel sorunları arasında yer alıyor.

EVDİS ve emek örgütleri, Dünya Ev İşçileri Günü'nün yalnızca bir farkındalık günü değil, aynı zamanda hak mücadelesinin görünür kılınması açısından önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekiyor.

Ev İşçileri İş Kanunu Kapsamında mı?

Türkiye'deki mevcut mevzuata göre ev işçilerinin en büyük yapısal sorunu hukuki statülerindeki belirsizliktir.

4857 Sayılı İş Kanunu Engeli

Ev işlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin (e) bendi uyarınca İş Kanunu kapsamı dışında bırakılmıştır.

Bu nedenle ev işçileri, diğer işçilerin yararlandığı birçok temel güvenceden doğrudan yararlanamamaktadır.

Kıdem Tazminatı ve İhbar Hakkı Sorunu

İş Kanunu kapsamında yer almamaları nedeniyle ev işçileri;

  • Kıdem tazminatı,
  • İhbar tazminatı,
  • İşe iade davası,
  • İş güvencesi hükümleri

gibi temel iş hukuku korumalarına doğrudan erişememektedir.

Bu durum, ev işçilerinin iş ilişkilerinin sona ermesi halinde önemli hak kayıpları yaşamasına yol açmaktadır.

Ev İşçileri Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri de ev işçilerinin kıdem tazminatı hakkıdır.

Ev işçileri İş Kanunu kapsamında olmadıkları için kıdem tazminatı hükümlerinden doğrudan yararlanamazlar. Ancak bu durum hiçbir haklarının bulunmadığı anlamına gelmez.

Yargı kararlarında bazı uyuşmazlıklarda Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında hizmet sözleşmesine dayalı alacak taleplerinin ileri sürülebildiği görülmektedir. Her uyuşmazlığın çalışma şekli, işin niteliği ve taraflar arasındaki ilişkinin özellikleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Ev Temizlik İşçisi Sigortası Nasıl Yapılır? (5510 Sayılı Kanun Ek 9. Madde)

Sosyal güvenlik boyutunda ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Ek 9. maddesi kapsamında ev hizmetlerinde çalışanlar için özel bir sistem uygulanmaktadır.

Ayda 10 Günden Az Çalışanlar

Ay içerisinde 10 günden az çalışanlar için yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı primi yatırılmaktadır.

Bu kapsamda ödenen primler emeklilik hesabına dahil edilmemektedir. Çalışanın emeklilik hakkı elde edebilmesi için ayrıca prim ödemesi gerekmektedir.

Ayda 10 Gün ve Daha Fazla Çalışanlar

Ayda 10 gün ve üzeri çalışan ev işçilerinin sigorta primlerinin tam olarak yatırılması zorunludur.

Ancak uygulamada bazı işverenlerin maliyetlerden kaçınmak amacıyla çalışanları fiilen daha fazla çalıştırmalarına rağmen SGK'ya daha az gün üzerinden bildirdiklerine ilişkin eleştiriler uzun süredir gündemde yer almaktadır.

Ev İşçisi İş Kazası Geçirirse Ne Olur?

Ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar iş kazası geçirdiklerinde olayın SGK'ya bildirilmesi gerekir.

Özellikle Ek 9 kapsamında sigortalı bildirilen çalışanlar iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümlerinden yararlanabilmektedir.

Ancak kayıt dışı çalıştırılan ev işçilerinin önemli bir bölümü, herhangi bir sigorta bildirimi yapılmadığı için iş kazası sonrasında ciddi hak kayıplarıyla karşı karşıya kalabilmektedir.

Bu nedenle sendikalar ve meslek örgütleri kayıt dışılıkla mücadelenin ev işçilerinin korunmasında temel unsur olduğunu vurgulamaktadır.

Yargıtay Sınırı Çizdi: Çiftlik, Konak ve Malikane Çalışanları İçin İstisnalar Neler?

Kamuoyunda sıkça yapılan hatalardan biri, çalışma yeri bir ev, villa, konak veya çiftlik olduğunda orada çalışan herkesin otomatik olarak ev işçisi sayıldığı düşüncesidir.

Oysa Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre belirleyici olan unsur işin yapıldığı yerden çok, yapılan işin niteliği ve çalışma ilişkisinin özellikleridir.

Yargıtay kararlarında, ev hizmetinin sınırlarını aşan ve bağımsız bir iş organizasyonu niteliği taşıyan bekçilik, profesyonel bahçıvanlık, çiftlik işçiliği veya ticari faaliyete bağlı çalışmaların somut olayın özelliklerine göre İş Kanunu kapsamında değerlendirilebildiği görülmektedir.

Örneğin;

  • Ticari amaçla üretim yapılan çiftliklerde çalışanlar,
  • Ürünlerin satışa sunulduğu tarımsal faaliyetlerde görev alanlar,
  • Ticari organizasyonun parçası olarak çalışan işçiler,

somut olayın özelliklerine göre İş Kanunu hükümlerinden yararlanabilmektedir.

Aynı şekilde çalışmanın şirket faaliyetleriyle iç içe geçtiği durumlarda da ev hizmeti istisnasının uygulanıp uygulanamayacağı her olay özelinde değerlendirilmektedir.

ILO 189 Sayılı Sözleşme Nedir ve Neden Önemlidir?

Dünya Ev İşçileri Günü'nde sendikaların ve emek örgütlerinin en önemli taleplerinden biri de Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 189 Sayılı Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından onaylanmasıdır.

ILO 189 Sayılı Sözleşmesi;

  • Çalışma sürelerinin düzenlenmesini,
  • Dinlenme hakkını,
  • Fazla çalışma güvencelerini,
  • Sosyal güvenlik haklarını,
  • Ayrımcılığa karşı korumayı,
  • Adil ücret ve çalışma koşullarını

uluslararası standartlara bağlayan önemli bir sözleşme olarak kabul edilmektedir.

Emek örgütleri, Türkiye'nin sözleşmeyi onaylamasının ev işçilerinin haklarının güçlendirilmesi açısından kritik önem taşıdığını savunmaktadır.

Ev işçisi Emek Örgütlerinin Talepleri

Çalışma hayatı uzmanlarının değerlendirmelerine göre ev içi emek bir yardım faaliyeti ya da gönüllülük ilişkisi değil, doğrudan bir hizmet akdi ve çalışma ilişkisidir.

Bu nedenle sektörde yaşanan hak kayıplarının önüne geçilebilmesi için:

  • Ev işçilerinin açık biçimde İş Kanunu kapsamına alınması,
  • ILO 189 Sayılı Sözleşmesi'nin onaylanması,
  • Ek 9 kapsamındaki 10 gün ayrımının yeniden düzenlenmesi,
  • Çalışılan her gün için etkin sosyal güvence sağlanması,
  • Kayıt dışılıkla mücadelenin güçlendirilmesi

gerektiği ifade edilmektedir.

Türkiye'de çocuk, yaşlı ve hasta bakım ihtiyacının hızla arttığı bir dönemde ev işçilerinin güvenceli çalışma koşullarına kavuşturulması yalnızca bir iş hukuku meselesi değil, aynı zamanda sosyal politika ve toplumsal cinsiyet eşitliği meselesi olarak da değerlendirilmektedir.

👉 BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski