Aşırı Sıcaklara karşı İşverenlerin Alması Gereken 5 Kritik İSG Önlemi

Yaz aylarının gelmesiyle yükselen hava sıcaklıkları, özellikle açık alanda ve ağır iş kollarında çalışanlar için "ısı stresi" riskini beraberinde getiriyor. Peki, mevzuatımızda aşırı sıcaklarda çalışmayı düzenleyen yasal bir sınır var mı? İşverenler çalışan sağlığını korumak için hangi önlemleri almakla yükümlü? İşte yaz boyunca hem işçileri hem de işverenleri yakından ilgilendiren yasal sorumluluklar ve İSG rehberi..

Yaz dönemiyle birlikte hava sıcaklıklarındaki artış, şantiyeler, yol çalışmaları, tarım alanları ve havalandırması yetersiz kapalı fabrikalarda termal konfor şartlarını zorlaştırmaya başladı. Bu durum, sadece çalışan sağlığını olumsuz etkilemekle kalmıyor; iş verimliliğini düşürürken iş kazası risklerini de ciddi oranda artırıyor. Peki, mevcut yasal mevzuatımız bu konuda ne diyor?

Aşırı Sıcakta Çalışma Yasağı Var mı?

Türk İş Hukuku mevzuatında doğrudan "Hava sıcaklığı şu dereceye ulaştığında çalışma durdurulur" şeklinde emredici bir madde veya genel bir aşırı sıcakta çalışma yasağı bulunmuyor. Ancak bu durum, işverenlerin tamamen inisiyatifine bırakılmış bir alan değildir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverene çalışanların sağlığını ve güvenliğini koruma noktasında mutlak sorumluluklar yüklemektedir. Kanunun ilgili maddelerine göre işverenler, çalışma ortamındaki termal konfor şartlarını (sıcaklık, nem, hava akım hızı) çalışanların fiziksel ve zihinsel faaliyetlerini sürdürürken rahat edecekleri seviyede tutmak ve risk değerlendirmelerini bu doğrultuda güncellemekle yükümlüdür.

İşverenlerin Alması Gereken 5 Kritik Önlemi

İşyerlerinde oluşabilecek ısı stresini, güneş çarpmalarını ve buna bağlı gelişebilecek iş kazalarını önlemek amacıyla, işletmelerin yaz dönemi boyunca acilen devreye alması gereken yasal ve idari önlemler şunlardır:

1. İş Organizasyonu ve Mesai Saatlerinin Düzenlenmesi

Güneş ışınlarının en dik ve termal yükün en yüksek olduğu 10:00 - 16:00 saatleri arasında açık alanda yapılan ağır işler asgariye indirilmelidir. İş organizasyonu yeniden planlanarak, fiziksel güç gerektiren çalışmalar sabahın erken saatlerine veya akşam serinliğine kaydırılmalıdır.

2. Dinlenme Sürelerinin ve Molaların Sıklaştırılması

Yüksek sıcaklık altında yapılan çalışmalarda standart ara dinlenme süreleri yetersiz kalmaktadır. Çalışanların kalp atış hızlarını ve vücut ısılarını dengeleyebilmeleri için gölgelik, iyi havalandırılmış veya klimalı alanlarda kısa ama sık molalar vermeleri sağlanmalıdır.

3. Kesintisiz Sıvı ve Elektrolit Desteği

Yüksek sıcaklıkta çalışırken sadece temiz suya erişim sağlamak yeterli değildir. Aşırı terlemeyle birlikte vücutta ciddi oranda mineral ve tuz kaybı yaşanır. İşverenler, sahada suyun yanı sıra ayran ve maden suyu gibi elektrolit dengesini koruyucu takviyeleri sürekli ve kolay erişilebilir şekilde bulundurmalıdır.

4. Kıyafet ve Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Uyarlaması

İşçilere sağlanan iş elbiselerinin pamuklu, hafif, terletmeyen ve açık renkli kumaşlardan seçilmesi termal konforun temel şartıdır. Ayrıca açık alanda çalışanlara baret altına takılan ense koruyucu aparatlar, geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri temin edilmelidir. Zorunlu KKD'lerin (baret, çelik burunlu ayakkabı vb.) sıcakta ekstra yük oluşturmayacak, hava sirkülasyonuna izin veren modelleri tercih edilmelidir.

5. Aklimatizasyon (Sıcağa Alıştırma) Programı

İşe yeni başlayan, başka bölgeden transfer olan veya uzun süreli izinden (yıllık izin, rapor vb.) dönen çalışanlar ani sıcak artışlarına karşı daha savunmasızdır. Bu işçilerin metabolizmalarının ortama uyum sağlayabilmesi için ilk 1-2 hafta boyunca kademeli olarak sıcak ortama maruz bırakılması (aklimatizasyon periyodu) hayati bir İSG uygulamasıdır.

Sıcaklık Eşiklerine Dikkat: WBGT Endeksi Nedir?

İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları, çalışma ortamındaki termal riski sadece kuru termometre değerine bakarak ölçmezler. Havadaki nem, radyant ısı ve hava akım hızını da hesaba katan WBGT (Islak Hazne Küre Sıcaklığı) endeksi esas alınır. Uluslararası standartlara ve İSG rehberlerine göre işin ağırlığına göre kritik risk sınırları şöyledir:

İşin Ağırlığı ve TipiKritik WBGT SınırıAlınması Gereken Aksiyon
Hafif İşler (Büro çalışmaları, masa başı, hafif montaj)30.0 °CKlima, havalandırma ve panjur kontrolleri sıklaştırılmalı.
Orta Ağır İşler (Sürekli yürüyüş, tezgah başı kontrol, hafif taşıma)28.0 °CDinlenme süreleri artırılmalı, sıvı takviyesi zorunlu tutulmalı.
Ağır İşler (Şantiye, çatı, yol yapımı, dökümhane, ağır yük taşıma)26.7 °CFiziksel aktivite durdurulmalı veya çalışma serin saatlere bırakılmalı.

İşçinin "Çalışmaktan Kaçınma Hakkı" Doğar mı?

6331 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca, "ciddi ve yakın bir tehlike" ile karşı karşıya kalan çalışanların çalışmaktan kaçınma hakkı bulunmaktadır.

Yaz aylarında gerekli termal konfor şartlarının sağlanmadığı, gölgelik alanın oluşturulmadığı, sıvı takviyesinin yapılmadığı ve özellikle kronik rahatsızlığı (kalp, yüksek tansiyon, şeker) olan işçilerin aşırı sıcak altında korumasız çalışmaya zorlandığı durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Gerekli önlemleri almayan bir işyerinde meydana gelecek sıcak çarpması veya ısı stresine bağlı baş dönmesi sonucu oluşacak düşme/yaralanma vakaları, hukuken iş kazası niteliğindedir. İşveren, önleyici tedbirleri almadığı gerekçesiyle hem hukuki hem de cezai olarak doğrudan kusurlu sayılacaktır.

(Kaynak: calismayasami.com30 Haziran 2026) 

Bunlar da İlginizi Çekebilir:

DİSK-AR 2026 Geçim Krizi Raporu: Türkiye Gerçeği

SGK Sağlık Uygulama Tebliği Değişti

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski