Dünya Emek Gündemi: 17-21 Ağustos 2026

Güney Kore'den ABD'ye, Avustralya'dan İspanya'ya dünya işçileri ücret, iş güvencesi ve çalışma koşulları için mücadele ediyor. Yapay zekâ ve otomasyon ise toplu pazarlığın yeni başlıkları arasına giriyor.

17-21 Ağustos 2026 haftasında dünya emek gündeminde grevler, toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ve çalışma koşullarına ilişkin uyuşmazlıklar öne çıktı.

Haftanın en dikkat çekici gelişmesi Güney Kore'de Hyundai Motor işçilerinin 10 yıl aradan sonra ilk kez tam gün greve çıkması oldu. ABD'de Boeing'in 17 bin mühendisi ve teknik çalışanı toplu sözleşme teklifini reddederken, İspanya'da Airbus çalışanlarının uzaktan çalışma hakkı için yürüttüğü mücadele şirket yönetimini geri adım atmaya zorladı.

Avustralya'da BHP işçileri ücret pazarlığında anlaşmaya varamazken, Gana'da maden işçileri yıllardır ödenmeyen sosyal hak ve tasarruflarının serbest bırakılmasını istedi.

Güney Kore: Hyundai işçileri 10 yıl sonra tam gün greve çıktı

Güney Kore'de Hyundai Motor işçileri 21 Ağustos'ta 10 yıl aradan sonra ilk kez tam gün greve çıktı.

Yaklaşık 40 bin sendika üyesinin katılması beklenen grevin temel gündemini ücret artışının yanı sıra emeklilik yaşının yükseltilmesi, primlerin artırılması ve yapay zekâ ile otomasyon karşısında iş güvencesinin korunması oluşturdu.

Sendika, zorunlu emeklilik yaşının mevcut 60'tan yükseltilmesini ve ikramiyelerin aylık temel ücretin yüzde 750'sinden yüzde 800'üne çıkarılmasını istiyor.

Ancak Hyundai işçilerinin taleplerindeki en dikkat çekici başlık yapay zekâ ve robotlaşma oldu. Şirketin 2028'den itibaren ABD'deki fabrikasında insansı robotları kullanmaya başlamayı planlaması, sendikanın otomasyonun istihdam üzerindeki etkisine ilişkin kaygılarını artırıyor.

Temmuz sonundan itibaren yapılan kısmi iş bırakmaların yaklaşık 55 bin 200 aracın üretimini etkilediği ve üretim kaybının 2,3 trilyon wonu aştığı bildirildi.

Emek gündemi açısından önemi: Hyundai'deki mücadele, yapay zekâ ve otomasyonun artık yalnızca teknoloji veya verimlilik konusu olmadığını gösteriyor. İş güvencesi, emeklilik yaşı ve ücret, teknolojik dönüşümle birlikte toplu pazarlığın doğrudan konusu haline geliyor.

ABD: Boeing çalışanları toplu sözleşme teklifini reddetti, greve yetki verdi

ABD'de Boeing'in mühendis ve teknik çalışanlarını temsil eden SPEEA sendikasına üye yaklaşık 17 bin çalışan, şirketin dört yıllık toplu sözleşme teklifini reddetti.

Mühendislerin yüzde 64'ü, teknik çalışanların ise yaklaşık yüzde 72'si teklife "hayır" dedi.

Çalışanlar aynı zamanda sözleşmenin 6 Ekim'de sona ermesinin ardından greve gidilmesi konusunda sendika yönetimine yetki verdi.

Uyuşmazlığın önemli başlıklarından biri ücret artışları. Boeing'in teklifinde enflasyona bağlı ücret artışının yüzde 3 ile sınırlandırılması öngörülüyordu. Oysa Seattle bölgesinde yıllık tüketici enflasyonu yüzde 4,5 düzeyinde bulunuyor.

Sendika üyeleri bu nedenle teklifin reel ücretlerini korumayacağını savunuyor.

Boeing ise grev ihtimaline karşı hazırlıklara başladığını açıkladı.

Emek gündemi açısından önemi: Dünyanın önemli havacılık şirketlerinden birinde yüksek nitelikli çalışanların bile ücretlerin enflasyon karşısında erimesine karşı toplu pazarlık ve grev hakkını kullanması dikkat çekici.

İspanya: Airbus uzaktan çalışma politikasında geri adım attı

Airbus, İspanya'daki sendikal tepkilerin ardından çalışanları daha fazla ofiste çalıştırma planını yumuşattı.

Şirket daha önce beyaz yakalı çalışanların eylül ayından itibaren haftada dört gün işyerinde bulunmasını planlıyordu. Mevcut uygulamada çalışanların haftada ortalama iki gün evden çalışma olanağı bulunuyordu.

İspanya'da Airbus çalışanlarının bir bölümü temmuz ayından bu yana tele çalışma, ücret, ulaşım ve izinler başta olmak üzere çeşitli talepler nedeniyle aralıklı iş bırakma eylemleri gerçekleştiriyor.

Sendikaların verdiği bilgiye göre İspanya'daki yaklaşık 14 bin Airbus çalışanının yüzde 40'ı eylemlere katıldı.

Airbus yönetimi sonunda mevcut düzenlemelerin korunmasına ve geçişin daha yavaş yapılmasına izin verdi.

Emek gündemi açısından önemi: Uzaktan çalışma artık yalnızca işverenin belirlediği bir çalışma modeli olmaktan çıkıyor. Çalışma süresinin ve çalışma yerinin belirlenmesi, toplu pazarlığın ve sendikal mücadelenin yeni başlıkları arasına giriyor.

Avustralya: BHP işçileri ücret anlaşmasına varamadı

Avustralya'nın en büyük maden şirketlerinden BHP'nin Port Hedland tesislerinde çalışan işçileri temsil eden sendikalarla şirket arasındaki ücret görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı.

Yaklaşık 450 işçiyi kapsayan görüşmelerin 25 Ağustos'ta yeniden yapılması bekleniyor.

BHP, dört yıllık sözleşme için çalışanların büyük bölümü açısından toplam yüzde 16 ücret artışı teklif etti. Sendika ise teklifin işçilerin taleplerini karşılamadığını savundu.

İşçiler özellikle aşırı sıcak, uzun çalışma saatleri ve ailelerinden uzun süre ayrı kalmaları nedeniyle ücret ve çalışma koşullarına ilişkin güvence istiyor.

Port Hedland'da ağustos ayının başında yaklaşık 150 işçinin katıldığı iki günlük grev yapılmıştı. Bu eylem, bölgede yaklaşık 25 yıl sonra gerçekleşen ilk büyük işçi eylemi olmuştu.

Dikkat çekici bir başka nokta ise BHP'nin aynı gün 13,2 milyar dolarlık yıllık kâr açıkladığı sırada ücret görüşmelerinin sonuçsuz kalmasıydı.

Emek gündemi açısından önemi: Şirket kârları ile çalışanların ücret ve çalışma koşulları arasındaki paylaşım tartışması, Avustralya'daki uyuşmazlığın merkezinde bulunuyor.

Gana: maden işçileri 19 bin çalışanın parasını istiyor

Gana Maden İşçileri Sendikası, finans sektöründeki yeniden yapılandırma sürecinin ardından yıllardır bloke edilen işçi paralarının ödenmesi talebiyle ülkenin merkez bankasına başvurdu.

Sendika, 19 binden fazla çalışana ait toplam 380 milyon Gana sedisinin, yani yaklaşık 34,5 milyon doların, halen ödenmediğini açıkladı.

Söz konusu paralar işçilerin sosyal yardım fonları, tasarrufları ve kıdem/işten ayrılma ödemelerinden oluşuyor.

Parası ödenmeyenler arasında emekliler, işten çıkarılan işçiler, dul kalan eşler ve bakmakla yükümlü olunan kişiler de bulunuyor.

Sendika, 2021'den bu yana eylem yerine görüşme yolunu tercih ettiğini ancak sonuç alınamaması halinde yeniden iş bırakma eylemine gidebileceğini açıkladı.

Emek gündemi açısından önemi: İşçinin ücretinin yanı sıra kıdem, sosyal yardım ve emeklilik döneminde kullanacağı birikimlerinin korunması da sendikal mücadelenin önemli başlıklarından biri.

Güney Afrika: belediye işçileri ücret ve kadro sorunları için grevde

Güney Afrika'nın Msunduzi Belediyesi'nde belediye işçilerini temsil eden SAMWU, işyerindeki sorunların çözülmemesi üzerine yeniden greve çıktı.

Sendikanın talepleri arasında ücret ve kademe düzenlemeleri, görev tanımlarının belirlenmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmesi ve geçici çalışanların boş kadrolara geçirilmesine ilişkin düzenlemeler bulunuyor.

Sendika ayrıca genel yardımcı olarak çalışanların ücret kademesinin yükseltilmesini ve belediyedeki iş değerlendirme sürecinin tamamlanmasını istiyor.

Eylem sırasında kent merkezinde atıkların birikmesi üzerine belediye hizmetlerinde aksamalar yaşandı. Belediye ise temel hizmetlerin sürdürüldüğünü açıkladı.

Emek gündemi açısından önemi: Uyuşmazlığın yalnızca ücret artışı değil, iş tanımı, kadro, fazla mesai ve geçici çalışmanın sona erdirilmesi gibi Türkiye'deki çalışma hayatında da sık karşılaşılan sorunları içermesi dikkat çekiyor.

İspanya: orman yangınlarıyla mücadele eden 800 işçi greve çıktı

İspanya'nın Aragón bölgesinde 800'den fazla orman yangınıyla mücadele çalışanı 18 Ağustos'ta süresiz greve başladı.

Kamuya ait SARGA şirketinde çalışan işçilerin eylemi, ücret ve çalışma koşullarına ilişkin toplu pazarlık sürecindeki anlaşmazlıkların ardından başladı.

Özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıkların ve yangın riskinin arttığı dönemde yangınla mücadele çalışanlarının çalışma koşulları, iş sağlığı ve güvenliği açısından da önem taşıyor.

Emek gündemi açısından önemi: İklim değişikliği ve aşırı sıcaklar, bazı mesleklerde çalışma koşullarını doğrudan değiştiriyor. Orman yangınlarıyla mücadele eden çalışanların güvenliği, önümüzdeki dönemin önemli iş sağlığı ve güvenliği başlıklarından biri olacak.

Haftanın emek gündeminden dikkat çeken ortak başlıklar

17-21 Ağustos haftasındaki gelişmelere birlikte bakıldığında dünya çalışma hayatında birkaç ortak eğilim öne çıkıyor:

1. Ücret artışı ile enflasyon arasındaki mücadele sürüyor.

Boeing ve BHP örneklerinde çalışanlar, şirketlerin sunduğu ücret artışlarının hayat pahalılığı karşısında yeterli olmadığını savunuyor.

2. Yapay zekâ ve otomasyon sendikal pazarlığın konusu haline geliyor.

Hyundai işçileri ücretin yanında açıkça yapay zekâ ve robotlaşmaya karşı iş güvencesi talep ediyor.

3. Çalışma yeri de artık toplu pazarlığın konusu.

Airbus'taki mücadele, evden çalışma ve işyerinde çalışma dengesinin çalışanların örgütlü mücadelesiyle şekillenebileceğini gösteriyor.

4. Geçici ve güvencesiz çalışma önemli bir sorun olmaya devam ediyor.

Güney Kore ve Güney Afrika'daki gelişmelerde taşeron, geçici ve sözleşmeli çalışma biçimleri öne çıkıyor.

5. İş sağlığı ve güvenliği iklim kriziyle birlikte yeni boyut kazanıyor.

İspanya'daki orman yangını çalışanlarının mücadelesi, aşırı sıcak ve doğal afetlerin çalışma koşullarına etkisini yeniden gündeme getiriyor.

Haftanın kısa özeti

Güney Kore: Hyundai işçileri 10 yıl sonra tam gün greve çıktı.

ABD: Boeing'in 17 bin mühendisi ve teknik çalışanı sözleşme teklifini reddetti, greve yetki verdi.

İspanya: Airbus yönetimi sendikal baskı üzerine uzaktan çalışma planında geri adım attı.

Avustralya: BHP işçileri ücret anlaşmasına varamadı; görüşmeler 25 Ağustos'ta sürecek.

Gana: Maden işçileri 19 bin çalışanın 34,5 milyon dolarlık bloke edilmiş parasının ödenmesini istedi.

Güney Afrika: Belediye işçileri ücret, kadro, fazla mesai ve çalışma koşulları için greve çıktı.

İspanya: 800'den fazla orman yangını çalışanı çalışma koşulları ve toplu pazarlık nedeniyle süresiz greve başladı.

Sonuç:

17-21 Ağustos haftasının dünya emek gündemi, işçilerin yalnızca daha yüksek ücret için değil, iş güvencesi, emeklilik hakkı, çalışma biçimi, sosyal haklar ve teknolojik dönüşüm karşısında korunma talepleriyle de mücadele ettiğini gösteriyor.

Özellikle Hyundai örneği önemli. Yapay zekâ ve robotlaşma karşısında "işimi kaybeder miyim?" sorusu artık geleceğin tartışması değil, bugünün toplu iş sözleşmesi masasına taşınan bir talep haline geliyor.

Dünya emek hareketinin önündeki yeni mücadele alanlarından biri de tam olarak burası: teknolojik dönüşümün maliyetini işçi mi, işveren mi üstlenecek ve üretimde verimlilik artarken ortaya çıkan kazanç nasıl paylaşılacak?

Kaynaklar: Reuters, ILO, EPSU ve bölgesel emek/işçi haber kaynakları. 

Bunlarda ilginizi çekebilir:

17–21 Ağustos 2026 İş Kazaları Raporu
Haftalık Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik Bülteni (17–21 Ağustos 2026)

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski