Kararın Künyesi:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2026/908
Karar No: 2026/2771
Karar Tarihi: 30.03.2026
İlgili Kanun/Madde: 4857 S. İşK/32 - 6098 S. TBK/78
Uyuşmazlığın Konusu:
Davacı idare/işveren, davalı işçinin daha önce açtığı alacak davasının reddedilerek kesinleştiğini, ancak süreç içerisinde işçiye bilirkişi raporu veya hatalı tahakkuk doğrultusunda fazladan ödeme yapıldığını ileri sürerek; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bu fazla ödemenin iadesini talep etmiştir.
Davalı işçi ise ödemenin haksız olmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık, işverenin kendi hesaplama hatası veya idari hatası sonucu işçiye yaptığı fazla ödemeleri Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesi (sebepsiz zenginleşme) uyarınca geri isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Yerel Mahkeme ve İstinaf Süreci
İlk Derece Mahkemesi ve ardından Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), davacı işverenin talebini reddetmiştir.
BAM kararında özetle;
- Ödemeyi yapan işverenin kendi mal varlığında eksilme iradesine dayandığı,
- Hatalı ödemeyi yapan işverenin taraf olarak ekonomik ve sosyal açıdan güçlü, zayıf konumda olan işçinin ise iyiniyetli olduğu,
- İşverenin kendi hatalı hesaplaması ile işçide bir güven oluşturduğu ve hakkaniyet ilkeleri gereği bu ödemenin geri istenemeyeceği gerekçelerine yer verilmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İlk Derece ve İstinaf mahkemelerinin gerekçelerini yerinde bulmayarak kararı BOZMUŞTUR.
Yargıtay incelemesinde şu temel ilkelere dikkat çekmiştir:
- Ödeme Şartı ve Bağışlama İradesi: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesi (Mülga BK m. 62) uyarınca, borç olmadığını bilmeden rızasıyla ödeyen kimse, yanıldığını ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Buradaki yanılma; ödemeyi yapanda bir bağışlama arzusunun bulunmadığını gösteren bir eda hatasıdır.
- Tahakkuk Memurunun Hatası: İşverenin (veya tahakkuk elemanının) hataya düşmemiş olması halinde bu ödemeyi yapmayacak olması, yapılan ödemenin "bağışlama" değil "hatalı eda" olduğunu gösterir.
- Hatalı Ödemelerin İadesi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına da atıf yapılarak; herhangi bir şartlı tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin, Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme ilkeleri doğrultusunda geri istenebileceği vurgulanmıştır.
📌 Kararın Hukuki Önemi
Bu karar, iş hukukunda sıkça karşılaşılan "işverenin kendi hatasına dayanarak ödediğini geri isteyip isteyemeyeceği" tartışmasına net bir sınır çizmektedir.
Yargıtay, işçiyi koruma ilkesi veya işçinin iyi niyeti gibi gerekçelerin, dayanaksız ve hatalı yapılan net ödemelerin sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağını içtihat altına almıştır.
Uygulamaya Etkisi:
İşçi Açısından:
Bordro veya tahakkuk hataları sonucu hesaba sehven yatırılan fazla tutarlar, "işveren bana bu parayı yatırdı, ben de harcadım / iyi niyetliyim" denilerek mülkiyet altında tutulamaz. Kesinleşmiş mahkeme kararları veya teknik bilirkişi raporlarıyla sabit olan fazla ödemelerin işverene iadesi gerekecektir.
İşveren Açısından:
Tahakkuk veya hesaplama hataları nedeniyle fazladan yapılan ödemeler, TBK m. 78 ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca dava konusu edilebilir. Ancak işverenin, yapılan ödemede bir "bağışlama amacı" taşımadığını ve ödemenin teknik bir hatadan/yanılmadan kaynaklandığını ispatlaması son derece önemlidir.
Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararıyla şu ilkeyi pekiştirmiştir:
Borç olmadığı halde yanlışlıkla yapılan ödemelerde, işverenin bağışlama iradesi yoksa ve ödeme sırf bir hata/yanılma sonucu gerçekleşmişse; bu tutar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre işçiden geri istenebilir.
Hesaplama ve tahakkuk hatalarının işçi lehine müteşekkil bir kazanılmış hak oluşturmayacağı, ispat hukuku ve borçlar hukuku prensipleri çerçevesinde bir kez daha netleşmiştir.
Haftanın İş Kazaları Raporu (27-31 Temmuz)
Dünya Emek Gündemi (27-31 Temmuz)
Sendikal Gelişmeler Raporu (27-31 Temmuz)
Bölgesel Asgari Ücret Tartışmaları

