İlk çalışma dönemindeki yıllık izinlerin kullanılmış veya izin ücretlerinin ödenmiş olması, o dönemdeki kıdemin sonraki çalışma döneminde yıllık izin süresinin belirlenmesinde dikkate alınmasına engel değil.
Karar künyesi:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2026/572
Karar No: 2026/2864
Karar Tarihi: 31.03.2026
İlgili Kanun: 4857 sayılı İş Kanunu, m. 59
Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması.
Uyuşmazlık neydi?
İşçi, aynı işveren yanında iki ayrı dönemde çalıştı. İlk çalışma dönemi 09.04.2015-31.12.2018, ikinci dönem ise 01.01.2019-10.09.2021 tarihleri arasındaydı. İlk döneme ilişkin bazı işçilik alacaklarının ödendiği, kullanılmayan yıllık izinlerin de ücretinin verildiği ileri sürüldü.
Uyuşmazlıkta özellikle şu soru önem kazandı:
İlk çalışma dönemi tasfiye edilmiş olsa bile, bu dönemdeki kıdem ikinci çalışma döneminde hak kazanılacak yıllık izin süresinin hesabında dikkate alınacak mı?
İlk derece ve istinaf ne dedi?
İlk derece mahkemesi, çalışma dönemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonucuna vardı ve işçinin yıllık izin ücreti talebini kabul etti.
Bölge Adliye Mahkemesi ise ilk çalışma döneminin tasfiye edildiği ve ikinci dönemdeki yıllık izinlerin kullandırıldığı gerekçesiyle yıllık izin ücreti talebini reddetti.
Yargıtay ne dedi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin bu değerlendirmesini doğru bulmadı.
Daireye göre, işçinin ilk çalışma döneminde yıllık izinlerini kullanmış olması veya kullanmadığı izinlerin ücretlerinin ödenmiş olması, ilk dönemdeki kıdemin ikinci çalışma döneminde hak kazanılan yıllık izin gün sayısının belirlenmesinde dikkate alınmasına engel değildir.
Bu nedenle ikinci çalışma dönemindeki yıllık izin süresi belirlenirken ilk dönemdeki çalışma süresinin de hesaba katılması gerektiğine karar verildi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozuldu.
Kararın önemi
Kararın özellikle altı çizilmesi gereken noktası şu:
İlk döneme ilişkin yıllık izin alacağının tasfiye edilmiş olması, ilk dönemdeki kıdemin tamamen yok sayılması anlamına gelmiyor.
Başka bir ifadeyle, işçinin ilk çalışma dönemindeki kullanılmayan izinleri için ücret ödenmiş olabilir. Ancak aynı işveren yanında yeniden çalışmaya başladığında, önceki çalışma süresi sonraki yıllık izin hakkının kaç gün olacağının belirlenmesinde önemini koruyor.
Bu durum özellikle 5 ve 15 yıllık hizmet süreleri bakımından önem taşıyor. Çünkü hizmet süresindeki değişiklik, işçinin hak edeceği yıllık izin gün sayısını da etkileyebiliyor.
İşçi ve işveren açısından
İşçiler açısından: Aynı işveren yanında daha önce çalışılmış bir dönem varsa, yıllık izin hesabının yalnızca son işe giriş tarihi esas alınarak yapılması yeterli olmayabilir.
İşverenler açısından: Daha önce çalışmış bir işçi yeniden işe alındığında, önceki çalışma döneminin yıllık izin süresinin hesabındaki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç:
Yargıtay'ın bu kararı yeni bir yıllık izin hakkı getirmiyor. Mevcut yıllık izin hakkının hesabında önceki çalışma süresinin nasıl değerlendirileceğini açıklığa kavuşturuyor.
Kararın en önemli mesajı ise şu:
İlk çalışma döneminin yıllık izin bakımından tasfiye edilmiş olması, o dönemdeki kıdemin sonraki çalışma döneminde yıllık izin süresinin belirlenmesinde dikkate alınmasına engel değildir.
Not: Karar 31.03.2026 tarihinde oybirliğiyle verilmiştir.
Kararın tam metni: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2026/572, K.2026/2864
Bunlarda İlginizi çekebilir:
Haftalık Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik Bülteni (17–21 Ağustos 2026)
Dünya Emek Gündemi (17–21 Ağustos 2026)