Yargıtay’dan Emsal Eşitlik İlkesi Kararı: Her Eşit Davranma Borcu Aykırılığı Ayrımcılık Tazminatı Gerektirmez!

İş hukukunda işverenin çalışanları arasında eşit davranma borcu ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen "Ayrımcılık Tazminatı" kavramları sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılında verdiği son kararıyla bu iki kavram arasındaki ince çizgiyi net bir şekilde ortaya koydu.

Karara göre; işverenin eşit davranma borcuna aykırı her davranışı ayrımcılık tazminatına hak kazandırmaz. Ayrımcılık tazminatı için mutlak ayrımcılık nedenlerinin (dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce vb.) varlığı şarttır. Ancak mutlak ayrım nedeni olmasa dahi, emsallerine zam yapılıp kendisine yapılmayan işçi ücret ve ikramiye farklarını işverenden talep edebilir.

I. KARAR KÜNYESİ

  • Yargı Yeri: T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2026/923
  • Karar No: 2026/3270
  • Karar Tarihi: 16.04.2026
  • İlgili Kanun / Madde: 4857 Sayılı İş Kanunu / Madde 5 (Eşit Davranma İlkesi)

II. OLAYIN ÖZETİ

Davacı işçi, davalı banka bünyesinde 2006-2019 yılları arasında en son "Bireysel Pazarlama ve Servis Tasarım Müdürü" olarak çalışmıştır. İş sözleşmesinin feshinin ardından açtığı davada;

  • 2019 yılı için banka tarafından diğer çalışanlara %20,3 oranında ücret zammı uygulandığı halde kendisine uygulanmadığını,
  • Bu nedenle ücret ve ikramiyelerinin eksik ödendiğini,
  • Eşit davranma borcuna aykırı hareket edildiğini belirterek fark ücret, fark ikramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve ayrımcılık tazminatı talebinde bulunmuştur.

III. TARAFLARIN İDDİALARI VE İTİRAZLARI

Davalı İşverenin (Banka) Savunması:

  • Davacının müdür pozisyonunda çalıştığını ve Toplu İş Sözleşmesi (TİŞ) kapsam dışı personel olduğunu,
  • Kapsam dışı personele fazla çalışma ücreti ödenmediğini, davacının kendi çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini,
  • Ücret artışı ve primlerin kişilerin başarı derecesi, performansı ve pozisyonuna göre özel olarak belirlendiğini,
  • Ayrımcılık yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

IV. İLK DERECE VE İSTİNAF MAHKEMESİ KARARLARI

  • İlk Derece Mahkemesi: Davacının üst düzey yönetici olduğu, TİŞ dışında kaldığı gerekçesiyle zamdan kaynaklı fark ücret, ikramiye ve fazla çalışma taleplerini reddetmiş; ayrımcılık tazminatı koşullarının oluşmadığına karar vererek sadece prim alacağını kabul etmiştir.
  • Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf): Davacının şube müdürü olmadığını, üst düzey yönetici sayılamayacağını kabul ederek fazla çalışma alacağını kabul etmiş; ancak zamdan kaynaklı fark ücret/ikramiye ve ayrımcılık tazminatı reddi kararlarını uygun bulmuştur.

Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ’NİN İNCELEMESİ VE KARARI

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyayı inceleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. Karardaki temel hukuki esaslar şunlardır:

1. Ayrımcılık Tazminatı İçin "Mutlak Ayrım Sebebi" Şarttır

4857 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen ayrımcılık tazminatına hükmedilebilmesi için işverenin yaptığı farklı muamelenin dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya cinsel tercih gibi temel gerekçelere dayanması gerekir.

  • Her eşit davranma borcuna aykırılık ayrımcılık tazminatı doğurmaz.
  • Somut olayda bu nitelikte mutlak bir ayrımcılık ispatlanamadığı için ayrımcılık tazminatının reddi yerindedir.

2. Mutlak Ayrım Olmasa da Emsal Çalışana Zam Yapıldıysa Fark Ücret Ödenmelidir

İşveren mutlak ayrım yasakları ihlal etmemiş olsa dahi, haklı ve objektif bir neden olmaksızın aynı durumdaki çalışanlar arasında farklı uygulama yapamaz.

  • Dosyadaki bordrolarda aynı işyerinde "müdür" pozisyonunda çalışan diğer işçilere 01.01.2019 itibarıyla zam yapıldığı görülmüştür.
  • Mahkemece Yapılması Gereken: Davacı ile aynı veya benzer pozisyonda olan emsal çalışanların tespit edilmesi; aynı pozisyondakilere zam yapılırken davacıya yapılmamasını haklı kılacak objektif ve nesnel gerekçelerin işveren tarafından ispatlanıp ispatlanamadığının incelenmesidir.
  • İşveren objektif bir gerekçe (örneğin somut performans kriterleri vb.) sunamazsa, davacının fark ücret ve fark ikramiye alacakları kabul edilmelidir.

VI. KARARIN ÖNEMLİ NOKTALARI VE HUKUKİ ANALİZ

  1. Ayrımcılık Tazminatı ve Eşit Davranma Borcu Ayrımları Netleşti: İşverenin keyfi olarak bir işçiye zam yapıp diğerine yapmaması "Eşit davranma borcuna aykırılıktır" ama otomatik olarak "Ayrımcılık tazminatı" gerektirmez. Ayrımcılık tazminatı için 4857/5. maddedeki sınırlı/benzerı sayılan ağır ayrımcılık nedenleri aranır.
  2. Mahrum Kalınan Haklar İstenebilir: Ayrımcılık tazminatı alamayan işçi, işverenin eşit davranma borcuna aykırılığı nedeniyle mahrum kaldığı zam tutarını, ücret farkını ve ikramiye farkını talep edebilir.
  3. İspat Yükü İşverendedir: Aynı görevdeki çalışanlardan birine zam yapılıp diğerine yapılmıyorsa, bu farklılığın haklı, objektif ve nesnel gerekçelerden kaynaklandığını ispat etme yükümlülüğü işverene aittir.
  4. Eksik İnceleme Bozma Sebebidir: Aynı unvandaki diğer müdürlerin bordroları ve zam oranları araştırılmadan verilen red kararları hukuka aykırıdır.

Haftanın İş Kazaları Raporu (3-7 Ağustos 2026)
Dünya Emek Gündemi (3-7 Ağustos 2026)
Haftanın Çalışma Hayatı Gelişmeleri (3-7 Ağustos 2026)
SGK’dan Aylık Alanlara Prim Borcu Kesintisi: Uygulama Esasları ve Somut Örnekler
Kıdem Tazminatı Tavanı Yükseldi: 2026 Yılının İkinci Yarısı İçin Yeni Rakamlar
Ara zam neden konuşulmuyor?

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski